Doğrudan Demokrasi tartışmaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Doğrudan Demokrasi tartışmaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ocak 2017 Salı

"BİREYİN ÖZGÜRLÜĞÜ" ya da “ÖZGÜRLEŞME” ve ÖRGÜTLENME

Çetin Sefidan  DD facebook

Her öğrenilen bilgiye "ELBİSE DEMEK" ve “ÖZGÜRLEŞMEK” için bu elbiselerden (bilgilerden) “KURTULMAYI” önermek değildir.

İnsan öğrendiği bilgilerle bu bilgilere kendi deneyimlerini ve özgün düşüncelerini katarak yeni sentezler yaratarak BİREY OLUNUR, “KENDİ” OLUNUR.

Zaten dünyada ki çeşitli diller, dinler, kültürler ve farklı toplumların oluşumu da bunun delilidir.

18 Aralık 2016 Pazar

KAVRANLAR, SAPTIRMA ve İÇİNİ BOŞALTMA

…”Yazının içinden cımbızla bir cümleyi alıyorsun ona istediğin anlamı yükleyerek ileri sürüyorsun”….

Bu senin için yaptığım genel bir değerlendirmedir. Bu yönteme sıkça başvuruyorsun.

İkinci baş vurduğun (ya da kullandığın) yöntem soruya soruyla yanıt vermendir.

Bir üstteki sorduğum sorularımın hiçbirine yanıt vermeden soru soruyorsun.

Ben sana Saffet’in ifadesi ile “50 senelik arkadaşlık” bana göre “yoldaşlık” hatırına ve buna duyduğum saygıdan ve verdiğim değerden ötürü eleştiri sınırları içinde kalmaya özen göstererek sana karşı kırıcı ve itici olmamaya çalışıyorum fakat sen buna pek özen göstermiyorsun.

*****

25 Kasım 2016 Cuma

AMAÇ, ÖRGÜTLENME, İŞ YAPMA ÇOĞULCULUK, ÇOĞUNLUKÇULUK NİSBİ TEMSİL, TEMSİLİ SİSTEM

Saffet Bilen   DD facebook
Amaç, örgütlenme, iş yapma
İnsan yaşamının uygar döneminde yaşamın ana düsturlarından biridir, bu üçleme.
Bu amaçlardan herhangi birinin, ya da sürecin tamamının bir fetiş haline getirilmesi, arzu edilen amaca hizmet etmez. Tam tersine sürecin sonunda, başlanılan noktaya dönülmesi, sebebiyle hayal kırıklığına yol açar. Nitekim böyle de olmuştur, geçtiğimiz dönem yaşanan deneylerde.

23 Kasım 2016 Çarşamba

NİSBİ TEMSİL- TEMSİLİ SİSTEM

İlhan Orman DD facebook
Nispi temsili, temsili demokrasi benimseyen örgütlerin tümünde lider, yönetici, şefler olmak zorunda olduğundan dolayı o örgütler içerisinde her türlü olumsuzluk kaçınılmaz.

Yanıtım
NİSBİ TEMSİL- TEMSİLİ SİSTEM
İlhan arkadaşım ve değerli dostlar;

22 Kasım 2016 Salı

SOLUN AÇMAZI, GURUP ÇIKARLARI, BİREYSEL ÇIKARLAR

Ali Ersin Gür  21.11.2016 DD facebook
Türkiye solunun açmazı, grupsal çıkarların genel devrim ve demokrasi mücadelesinin önüne çıkarılmasıdır. Bunun devamı olarak da kişisel çıkarlar, bu kez grupsal çıkarların önüne geçiyor. Bu zihniyet aşılmadıkça ülkede solun gelişmesini beklememek lazım. Bu krizi aşmanın yolu ise tamamen yeni bir anlayışla "doğrudan demokrasi yöntemini" hakikaten yaşama geçirmekten geçiyor.

****
Yanıt
Çetin Serfidan 22.11.2016 DD facebook

VİRÜSLÜ DOĞDULAR (!) A YANIT

Sosyal demokratların, devrim karşıtlarının EKİM DEVRİMİ öncesi ve sonrası söylediklerinin günümüzün “UTANGAÇ” versiyonu. 

Bu sözlerim kesinkes, Lenin sonrasının yapılan hatalarını günahlarını onaylamak yok saymak anlamına gelmesin, yorumlanmasın sakın. 

Eğer bir "virüs aramak" gerekiyorsa;
Bunu toplumların tarihsel süreçlerinde (bu birilerine göre saçmalamak olsa da) ve özellikle Lenin'in o çağa göre çok ileri bir önerme olan (TÜM DÜNYADA FEODAL DÜZEN ve DOĞAL OLARAKTA MERKEZİYETÇİLİK REVAÇTA ve EGEMENKEN) “Demokratik Merkeziyetçilik” ilkesinin, Lenin’in ölümünden sonra “Demokratik” kısmını sürekli geliştirecekleri yerde yok sayıp yada buz odasına koyup dondurup, unutturanlar da “KATI BİR MEKEZİYETÇİLİĞİ TEK ADAMLIĞI (bugün Türkiye’de ve bir çok ülkede olduğu gibi) ve MUHALEFETSİZLİĞİ” kutsayanlarda aramak gerekir.

18 Kasım 2016 Cuma

RANTİYE TALAN KAPİTALİZM ve ÖRGÜTLÜLÜK

Saffet Bilen DD facebook
k yasaklandı, herkes keçilerini sattı, çobanlar çobanlıktan, çiftçiler çiftçilikten vazgeçtiler.(Sonra bunun yangına neden olacağı anlaşılınca keçilere tekrar izin verildi, hatta teşvik edildi, ama olan olmuştu)Gençler iş bulmak için kente göçtüler, Barbaros’ta bugün sadece yaşlılar yaşıyor. AKP’nin seçim politikası nedeniyle de köy tüzel kişiliği kaldırılarak bütün köy arazileri büyükşehir belediyelerine bağlandı. Ayrıca, AKP’nin Kültür Bakanlığı memurları köye gelerek köy kütüphanesini kapattılar, bütün kitapları alıp gittiler ve artık internet varken kütüphanelere gerek kalmadığını söylediler. Ama aynı zamanda köye hibe edilen bilgisayarları da alıp gittiler. Uzun vadede bunların ne anlama geldiğini biliyoruz. Köylüler topraklarından olacak, bu arazilere lüks siteler yapılacak, kalan birkaç köylü uşak olarak çalışacak, yer altı suları artezyenlerle biriktirilecek, narenciye bahçeleri golf sahaları olacak, buraları için yeni asfalt yollar gerekecek ve Ege’nin defne,piren, dağ çileği, yaban lavanta makisi yok olup daha sonra belki suni bir şekilde ağaçlandırılacak.’(Üç Habitus YKY s.43)
Bu çarpıcı öykü, Anadolu’nun her yerinde ufak tefek değişikliklerle önümüze çıkar.
Bu değişim süreci, Siyasal iktidarlar eliyle gerçekleşti/gerçekleşiyor.
Doğu’da işin içine askeri çözümlerde katıldı/katılıyor, geçtiğimiz dönem. Köyler asker eliyle, güvenlik gerekçesi ile boşaltıldı.
Geleneksel yaşam tarzları ve geçim olanaklarından koparılan bu kesimler artan bir hızla şehirlere doluşuyor.
AKP’ yi siyasi iktidara taşıyan toplumsal kesimler de bu akışla şehirlere doluşan insan topluluklarıdır.
AKP bu sürecin hem mimarlarından biri, en hızlı savunucusu ve uygulayıcısı, hem de umut yaratan siyasal akımıdır. Umudun ana unsuru ise, yeniden merkezileşen yapının içlerinde bir yer almadır. Bizden olursan her şey tamam, her fırsatta verilen mesajdır.
Umut haline gelişinin ana nedeni ise, muhalif olduğu düşünülen tüm kesimlerin sürecin işleyişine bir itirazlarının olmayışıdır.
İçte siyasi olarak ademi merkeziyet söylemli, gündelik yaşamda alabildiğine merkezi bir uygulama, ülke insanlarını bir yere doğru itiyor.
Bu da batı tipi kapitalizmdir.
Bu yönelimi hesaba bile almayan bir kafanın yapabileceği bir şeyde yok bana göre.
O gider, bu gelir, ama süreç emekçiler ve yoksullar için aynı kalır bu da açık.

BeğenDaha fazla ifade göster
Yorum Yap
Yorumlar
İbrahim Özkurt Saffet, sol Ovacık'ta " Komünist başkan komünist nohut ve fasulye üretiyor" diye böbürleneceğine ve iktidara geldiklerinde her şeyi değiştireceklerini söyleyerek hiç bir şey yapmadığını görüp, yaşam alanlarında ademi merkeziyetçilik için kıçını kaldırsa, değişim ve rüzgar sola doğru kayar diye düşünüyorum.
BeğenYanıtla22 saat
Çetin Serfidan .
Türkiye'de kapitalizm böyle uygulanıyor işte.
Rant ekonomisinin sonucu bu…


Sınıf bilincinden yoksun, örgütsüz köylü kitleleri de bu rant ekonomiyle yaratılan “dar çıkar umutları” ile düzene eklemleniyorlar.

Aynı şey çok yakıcı bir biçimde şimdi İstanbul’un kuzeyinde her iki yakada fakat özellikle 3.Hava Alanı çevresi ve 3.Buğazköprüsü (rant köprüsü) güzergahında ki bağlantı yolları çevresinde sergileniyor.

Kitleler, sınıf mücadelesi için örgütlenmedikçe ve emekçi kitlelerin sınıf, demokrasi, katılımcılık ve “çevre” bilinci yükseltilmedikçe ve de kapitalizme karşı uygulanabilir alternatif bir siyasal ve ekonomik düzen geniş kitlelere sunulmadıkça, bunun için ikna edilip bu gelecek için örgütlemedikçe bu talan böyle devam eder.

Biz sosyalistlerde hayalciliğe düşmeden gerçekçi “önerme ve yöntemlerle kendimizi yenileyip”, bir araya gelmenin, kitlelerle kucaklaşacak, örgütleyecek yöntem ve yolları bulamazsak, bunları beceremezsek; 

Ayrıca, yakın hedef olarak özellikle bu günkü dinci diktaya karşı demokratik güçlerin birliği için caba harcamazsak, “oluşturulmaya çalışılan birlikteliklere” destek verip onların içinde olmazsak ve de bu tür “demokratikleşme cabalarını” bu sömürü düzeni değişmez yada ehvenişer deyip “küçümser, reddedersek”…

Bu talan böyle devam eder, Stephen Hawking’in dediği gibi kurtuluşu yeni gezegenler aramakta buluruz. Olası bir böyle ihtimalde bile bundan büyük sermayedarlar ve onlara hizmet edenler yararlanır. Dünya içindekileri ile birlikte ölüme terk edilir.
http://t24.com.tr/.../stephen-hawking-insanoglunun-1000...

Saygılarımla

9 Kasım 2016 Çarşamba

DOĞRUDAN DEMOKRASİ, KARARLARA DOĞRUDAN KATILIM, ÇOĞUNLUKÇU DEĞİL, ÇOĞULCU, ÖZGÜRİÜKÇÜ, FARKLILIKLARIMIZLA BİR ARADA OLMAK, AZINLIK HAKLARI, AZINLIKLARIN ÇOĞUNLUK OLMA HAKLARINI İÇERMELİDİR.

Çetin Serfidan 26.01.2015 DD  facebook

Gruba katıldığımdan beri tartışmaları olabildiğince dikkatle izlemeye çalışmaktayım. "DOĞRUDAN DEMOKRASİ" kanımca tam olgunlaşmış "oturmuş" bir yöntem değil. Amaçlananın "halkın" doğrudan kararlara katılması olduğunu biliyorum. Ancak bu kadarı yeterlimidir? Uygulamada ne gibi sonuçlar doğurur. Bu tarif yeteri kadar açıklığa kavuşturulmamıştır. Bunu sırayla gidersek Apartman yada site yönetimlerinden başlayarak mahalle ,ilçe, il, bölge, ülke yönetimlerine oradan da ülkeler arası ilişkilerden birleşmiş milletler karalarına kadar uzatabiliriz.

Tabi birde bunun sivil toplum ve siyasal örgütlenme ayakları var. Buralarda "KARARLARA DOĞRUDAN KATILIM" nasıl olacak? Bir karar üretilirken sonuçta mutlak bir OYLAMA olacaktır ve kararlar ÇOĞUNLUK OYLARI ile KABUL EDİLECEKTİR. Peki azınlıkta kalan görüşler ve istekler ne olacaktır? Herhangi bir örgüt (siyasi veya sivil toplum orgütleri olabilir) veya ülke içinde bu "ÇOĞUNLUĞUN MUTLAK EGEMELİĞİNE" yol açmaz mı ? 

19 Ekim 2016 Çarşamba

YENİDEN DOĞRUDAN DEMOKRASİ

İbrahim Özkurt 
Bu grup üyelerinin her birisiyle, her birimizin ortaklaştığımız ya da farklı düşündüğümüz bir dizi konu ola geldi. Bu bence şu anlama gelir. Her birimizin yetenekli olduğumuz ve dolayısıyla odaklandığımız ve kolay kolay vazgeçemeyeceğimiz konular olduğu gibi, yeterince odaklanmadığımız ama öğrenerek oluşturduğumuz düşünce kalıplarımız da mevcut.

TEK ÇARE DOĞRUDAN DEMOKRASİ
Çünkü doğrudan demokrasi de yöneten-yönetilen olmadığı gibi, farklılıklar gerçek zenginliği ifade eder. Herkes en iyi bildiği konuda havuzu zenginleştirir. Doğrudan demokrasi de amaç iktidar olmak değil, muktedir olmaktır. Özyönetimdir. Özsavunmadır. Özerkliktir. Ademi merkeziyetçiliktir. Nihayet Komünizm dir, Komünalizm dir.
BUNDAN BÖYLE;
En iyi bildiğimiz konuları paylaşarak, daha az bildiklerimizi zenginleştirerek, kırmadan, dökmeden yol almayı öneriyorum. Biliyorum bu zor ama imkansız değil. 
Bunu başarmak zorundayız. DD ile işleyen örgütlenmeyi üretmek zorundayız. Başaramazsak, gelecek kuşaklar pusulasız kalacak diye endişeliyim. Çünkü temsili demokrasi bölmeye devam ediyor. Egemenler sınıf mücadelesinin temel bileşeni olan işçi sınıfını soldan koparıp, kendi devlet sendikalarında istihdam etmeyi başardı. Bu daha fazla sürdürülemez. İşçi sınıfı bizden ayrılık değil, BİRLİK bekliyor. Bunun da tek yolu DD ile işleyen, meclislere dayalı SENDİKA ve PARTİ kurmak diye düşünüyorum.

İbrahim Özkurt 05.10.2016 DD facebook
Bir hususun gözden kaçtığını düşünüyorum. DD ile, iktidarı ele geçirme amaçlı sadece muhalefeti örgütleyen bir örgütlenme yerine, bu günden yaşamı komünleştirmeyi, belediyeleri ise ademi, merkeziyetçi özyönetim ile halkın yönetmesi hedeflenmeli. Bu günden yaşamı her alanda komünleştirmeden ülke yönetimi ele geçirilse bile yönetme işi seçkinlerde kalabilir.

Çetin Serfidan DD facebook
İbo,
"belediyeleri ise ademi, merkeziyetçi özyönetim ile halkın yönetmesi hedeflenmeli" diyorsun.

Bu cümlende ki temennide tüm grup hemfikiriz.

Bütün sorun:

1- Bunu ne zaman ve nasıl yapacağız

2- Yerelde de olsa buda bir “iktidar” sorunu değil mi?

3- Halk partileşmeden ya da demokratik güçlerle beraber belediyede yönetimi “ele geçirmeden” (bu da
Belediyeler de “iktidar” olmaktır) bu mümkün müdür? Hele ülkede AKP gibi bir parti iktidardayken dolayısıyla;

4- Halkın MHP ile beraber %75 beşe yakını “sağı” desteklerken bu kiminle nasıl yapılacak?

5- HDP’in yönetimindeki belediyelerin ve Gülen hareketinin başına gelenler daha güncelliğini korurken
varsayalım ki önerdiğin hayata geçti, bunların başına gelen bu tür belediyelerin de başına gelmez mi?

6- “Bu günden yaşamı her alanda komünleştirmeden” diyorsun, bu 4.maddede belirtiğim sosyal yapı siyasal bilinci
Böyle iken, bu bugünden olasımı dır?

9 Ekim 2016 Pazar

BİR TOPLUMSAL PROJE OLARAK “DOĞRUDAN DEMOKRASİ” VE UYGULAMA

ÜTOPYADAN GERÇEĞE
SOYUTTAN SOMUTA
TEORİ VE PRATİK

07 04 2016 
Doğrudan demokrasi için çok şey yazıldı çizildi bu grupta.
Bu düşünceyi ya da “tasarımı” hiç sorgulamadan savunan arkadaşlar ana temel fikrini Bookchin’den genellikle Geleceğin Devrimi kitabında ya da bu düşünürün diğer eserlerinde dillendirdiği düşüncelerinden alıyorlar.

Şüphesiz ki her siyasal önermenin, hareketin kısa ve uzun vadeleri hedefleri içeren bir siyasal ve ekonomik programı vardır.
Yine bu iki şey de belli bir sınıf ve katmanların çıkarlarına ve bu sınıfların dünya görüşünü ekonomik v e siyasal programını uygulamak ve hayata geçirmek için vardırlar.

Ben Bookchin’in eserlerinde nasıl bir ekonomik sistem öngördüğünü bulamadım.                   
Devletsiz,  iktidarsız bir dünya öngörüyor, bu hedefte birleşiyoruz.
Kapitalist devletin HALK MECLİSLERİ, MAHELLE MECLİLERİ kuşatması ile İŞLEVSİZLEŞTİRİLEREK YIKILACAĞINI ÖNGÖRÜYOR.

27 Eylül 2015 Pazar

1 KASIM SEÇİMLERİ SOSYALİSTLER ve HDP

Çetin Serfidan Doğrudan Demokrasi (Tartışmalar) 
1.TİP dönemi hariç yıllardır Türkiye güçlü bir sosyalist hareket yaratamıyor. İşçi sınıfını,  emekçi halkı ve topraksız az topraklı yoksul köylüleri örgütleyemiyor. Kısacası teorik olarak İÇİNDEN OLMASI gereken toplum kesimleriyle temas bile kuramıyor.
Yaşadığımız uzun süreç gösterdi ki Kürt sorunu her türlü çelişkinin önüne geçti. Ana çelişki olarak ön plana çıktı.
Birde Türkiye’nin önünde AKP ve RTE gibi acilen çözülmesi gereken “BAŞ (birincil) SORUNU” var.

28 Haziran 2015 Pazar

DOĞRUDAN DEMOKRASİ II-2

Çetin Serfidan  Doğrudan Demokrasi Facebook
Bu yazıya başlayalı epey oldu. Ancak sağlık durumum, kontroller ve tahliller falan, oldukça gecikti. Özür dilerim.
*****
İbo’nun ve Doğrudan Demokrasiyi bu şekliyle savunan arkadaşların katılamadığım ya da anlayamadığım, açıklama beklediğim bazı görüşlerini, eleştiri ve karşı görüşlerimi aşağıya aldım,

21 Haziran 2015 Pazar

DOĞRUDAN DEMOKRASİ

İbrahim Özkurt 18/06/2015 Facebook Doğrudan Demokrasi
Çetin, Doğrudan demokrasi, insanların kendilerini ve çevrelerindeki her konuda sorunların çözümünü; Temsilcileri kanalı ile değil, bizzat tartışma ve karar süreçlerine dâhil olmaları ile çözmelerinin kurgusal yöntemidir.
Bunun anlaşılmayacak, tanımlanamayacak ve içinin doldurulmayacak bir yanı yok. 
Demokrasilerin her türünde kararlar çoğunlukça alınır. Aksi halde karar alınamaz. Demokrasi zaten karar almak için başvurulan bir yöntemdir. Eğer karar alınacaksa ille de oy birliği beklenmez. Doğrudan demokraside de kararlar çoğunlukla alınır ve pratik ile test edilir. Meclislerde (kadın, gençlik, çevre, etnisite, LGBTİ vb.) alınan kararlar bir sonraki toplantıda gözden geçirilebilir.
Ama bu parti ve sendika gibi örgütlerde mümkün değildir.

I-NEDEN DOĞRUDAN DEMOKRASİ?

  Facebook 
Yeryüzündeki tüm iktidarlar, kendilerine itaat edilmesini isterler. Daha doğrusu iktidarın var olması için itaat edenlerin yani nesneleşmiş bireylerin varlığı ilk koşuldur. Bu sağlandıktan sonra insanoğlu, mutlaka itaat edecek bir güç yaratır. Öyleyse iktidarı bir daha varolmayacak şekilde tarihe gömmenin yolu, nesneleşmiş bireyi yeniden kendi doğal dünyasına, özne birey düzeyine dönüştürmekle mümkün olacaktır. Bunu başarmanın yolu tüm bireylerin eşit hak ve sorumluluklarla donatılmasından geçmektedir. Bu sağlanmadığı müddetçe; toplumda "eşitler arasında daha eşit" veya "eşitler arasında birinci eşitin" varlığı kabul edildikçe, yöneten ve yönetilen ayrımı devam edecek, dolayısıyla da iktidar açık veya gizli bir şekilde varlığını koruyacaktır.

16 Haziran 2015 Salı

Doğrudan Demokrasi

Ali Ersin Gür  Doğrudan Demokrasi Facdebook
Çetin Arkadaşımızın birçok kaygı ve tespitine aynen katılıyorum. Bütün bu konuların tek tek ayrıntılı olarak konuşulup tartışılması ciddi bir ihtiyaç olarak kendisini dayatıyor. Bundan kaçınmamak gerekir.

Aslında önce yerellerde ve sonra da merkezi olarak düzenlenecek bir Türkiye Toplantısında bu hususları yüzyüze tartışmak en doğrusudur ancak ne yazık ki henüz böyle bir mekanizmayı yaşama geçirecek bir örgütsel olgunluğa ulaşamadık. Bu yüzden de mümkün mertebe kısa cümlelerle bazı konulardaki düşüncelerimi sizlerle paylaşmaya çalışacağım.

Doğrudan Demokrasi

Çetin Serfidan   Facebook Doğrudan Demokrasi
Henüz tam anlamı ile tanımlayamadığımız bir kavram, bir siyasal hareket olarak ta içini dolduramadığımız, ama hedeflediğimiz olmasını istediğimiz bir demokrasi türü….
Genellikle Temsili demokrasinin karşıtı gibi gösterilmesine rağmen bence Temsili ve Katılımcı Demokrasinin evrimleşmiş halidir. Bir başka değişle temsili ve katılımcı demokrasi zaman içinde doğrudan demokrasiye doğru evrilecektir.
Ben çok kere komünizmin bir öncesi derim.
Komünizmi ise ufka benzerim. Yani ona yaklaştıkça o senden uzaklaşır.
Doğrudan Demokraside bugünden yarına uygulanabilecek bir yönetim türü değildir.
İnsanlığın belli bir gelişim aşamasında hayata geçirilebilir.
******