İsmail Özkan/Sol-Tartışma 10/09/2011
NATO, 2. Dünya Savaşı sonrası Soğuk Savaş sürecisinde kurulmuştur. Amacı dünyayı sosyalizm etkisine kapatmaktır. Bu sürecin sona ermesiyle beraber NATO'nun ortadan kalkması gerekirken, durum bu şekilde gelişmemiştir. Tersine Sovyetler'in dağılmasıyla birlikte dünyadaki tek egemen güç konumuna gelmiş olan ABD, eski müttefiklerini ve pazar alanlarını denetleme aracı olarak NATO'yu yeniden tanımlama sürecine girmiştir.
NATO zirvesinin gündemi olan Büyük Ortadoğu Projesi bu ihtiyaca hizmet etmektedir. Projenin iki önemli yönü var: ABD'nin Kuzey Afrika'dan Pakistan'a kadar 22 ülkeyi kapsayan coğrafyada siyasal, askeri ve ekonomik yapıyı kendi çıkarları doğrultusunda yeniden tanımlaması. NATO'nun, ABD'nin müttefiklerini hem denetleyerek hem de onları kullanarak Ortadoğu'ya hakim olabilmek için yeni tehdit kavramlarına göre yapılandırılması. Kısaca BOP ile bölgemizde ABD düzenini tesis edebilmek için tüm dünya seferber edilecek. Bu proje yeni bir proje değil. Projenin temelleri 1. Körfez Krizi'nden sonra 6 Mart 1991'de Bush'un yaptığı "Yeni Dünya Düzeni" başlıklı konuşmada atılmıştır. Bu konuşmaya göre: Bölgedeki kitle imha silahları kontrol edilecektir Siyasal sistemler demokratikleştirilecektir Bölgenin güvenliği için NATO çatısı altında oluşturulacak bir güç bölgeye her an müdahale edebilecek duruma getirilecektir.