Toplum Mühendisliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Toplum Mühendisliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Kasım 2016 Salı

VİRÜSLÜ DOĞDULAR (!) A YANIT

Sosyal demokratların, devrim karşıtlarının EKİM DEVRİMİ öncesi ve sonrası söylediklerinin günümüzün “UTANGAÇ” versiyonu. 

Bu sözlerim kesinkes, Lenin sonrasının yapılan hatalarını günahlarını onaylamak yok saymak anlamına gelmesin, yorumlanmasın sakın. 

Eğer bir "virüs aramak" gerekiyorsa;
Bunu toplumların tarihsel süreçlerinde (bu birilerine göre saçmalamak olsa da) ve özellikle Lenin'in o çağa göre çok ileri bir önerme olan (TÜM DÜNYADA FEODAL DÜZEN ve DOĞAL OLARAKTA MERKEZİYETÇİLİK REVAÇTA ve EGEMENKEN) “Demokratik Merkeziyetçilik” ilkesinin, Lenin’in ölümünden sonra “Demokratik” kısmını sürekli geliştirecekleri yerde yok sayıp yada buz odasına koyup dondurup, unutturanlar da “KATI BİR MEKEZİYETÇİLİĞİ TEK ADAMLIĞI (bugün Türkiye’de ve bir çok ülkede olduğu gibi) ve MUHALEFETSİZLİĞİ” kutsayanlarda aramak gerekir.

9 Temmuz 2013 Salı

İslam kime emanet?

Nilüfer Göle  Küyerel
Yıllar önce bir İslam mütefekkiri ile sohbetimizde “elimizden geldiğince dinimizi en güzel haliyle gelecek nesillere emanet etmeye çalışıyoruz” demişti. Peki İslam dini kime emanet? Bu soru modern zamanlarda özellikle önem kazandı
.

Dinlerin de zamanları var.  Kimi zaman hızlanıyor, şevkleniyor, ateşleniyor, kimi zaman ise durağanlaşıyor, kurumsallaşıyor, hatta soğumaya koyuluyorlar.  İslam dininin hareketlendiği bir tarih dilimine girdik. Yanardağın beklenmedik bir zamanda harekete geçmesi gibi, İslam dini akışkanlık içinde, farklı coğrafyaları, toplumları, kişileri etkisi altına alıyor. Halifelik ortadan kalktığından beri İslam’ın emanetini ulema sınıfı dışındaki toplumsal siyasal hareketler üstlendiler. Farklı din ve siyaset vurgularıyla, İslam’ı tarih sahnesine çıkardılar. Bunların başında 1979 İran devrimi gelir.