Liberaller etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Liberaller etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Nisan 2012 Cumartesi

Hileli/İleri Demokraside İnsan Manzaraları! Neye niyet kime kısmet ve Manifestodan

Hakan Eken  05/03/2012   Sol-tartışma
Merhaba,
Bu gruba sık sık sol liberallere hitaben mailler atılıyor.
Grubumuzda bu kadar çoklar mı? Öyleyse derhal bu gruptan ayrılayım.
Sol liberaller kimlerdir? Ahmet Altan, Şahin Alpay gibi kişiler midir? Öyleyse eyvallah.
Yok eğer yazınızda atıfta bulunduğunuz kişilere, anayasa referandumu sırasındaki tutumlarından  dolayı Sol Liberal diyorsanız, eskinin goşist, sosyal faşist, revizyonist gibi grupların birbirlerine yaptıkları ithamların yeni bir servsiyonunu yapmış olusrunuz ki, buna hakkınız yok. Bu etiketlemenin sonu gelmez.
Evet Türkiye'de AKP, CHP, ANAP vb eliyle demokrasi geleceğini zannedenler olmuşsa yanılmışlardır, gelecekte de yanılacaklardır.

Hileli/İleri Demokraside İnsan Manzaraları!

Mahmut Balpetek   04/03/2012  Sol-Tartışma
AKP’nin Kemalist vesayetçi rejime karşı giriştiği “demokrasi” mücadelesi serüveninden muzaffer çıkması, söz konusu olan mücadelenin kendisinin, kapitalist ulus devletin küresel sermayenin ihtiyacına göre kendi sistemin yenilemek anlamına geldiği bağlamından koparan sol liberallerin,  “muazzam değişim yaşıyoruz, yaşanan devrim değil ise de devrimsi durumdur. Durum bildiğiniz gibi değil, AKP demokratikleşme konusunda son derece kararlıdır” kabilinden söylem geliştirmiş olmaları, hangi ihtiyacın tezahürü ya da hangi maddi temeller üzerine oturtulacağı kendileri açısından açıklanmaya muhtaç olma durumunu korumaktadır.

2 Ocak 2012 Pazartesi

21. yüzyılda daha çok demokrasi, daha çok sosyalizm

Demokrasi: Sosyalizmin kalp atışları
İlginçtir, bugünlerde dünyada gündemde olan konular Türkiye’de ters bir yönde tartışılıyor. 
Mehmet Taş  Küyerel
Dünyada kapitalizm, içinde bulunduğu derin krizden çıkabilmek için soldan bile görüş talep ederken, Türkiye’de sosyalizmi terk etmemizi telkin eden bazı arkadaşlar, ‘sosyalizmsiz bir sol’ söylemini geliştirmeye çalışıyorlar. 
“Kapitalizm bu haliyle sürdürülemez,” denilerek, sosyalizmin kapalı bir devre olduğunu, ‘eski’ teoriden yenisinin çıkamayacağını, sosyal kapitalizmin daha güçlü bir alternatif olduğunu yazıp duruyorlar. 

4 Aralık 2011 Pazar

'İleri Demokrasi' mi, 'Otoriter Rejim' mi?

Mehmet Şakir Örs   02/12/2011     Cumhuriyet
Günümüzde muhalefet güçlerine düşen görev, halkımızın gözünde AKP’nin ipliğini pazara çıkarmak ve bu hedefe koşut eylemlilik geliştirmektir. İçinde bulunduğumuz karanlık dönem, ancak böylesi bir yaklaşımla aşılabilir.

Günümüzde ülkemiz; terörün, gerginliklerin, güvensizliklerin kol gezdiği bir ülke halinde... İşsizlik, ekonomik sorunlar, geçim kaygıları ise yurttaşımızın en büyük kâbusu... Emeğiyle geçinen insanların yaşam koşulları her geçen gün daha da ağırlaşıyor, zorlaşıyor. Yurtiçinde ve dışında insanımızın, halkımızın yüreğini dağlayan pek çok sorunla ve olumsuzlukla yüz yüzeyiz.

Sözün özü, halkımız yorgun, insanımız mutsuz…

Buna karşın, ülke yönetiminde bulunan AKP, insanımızı “ileri demokrasi” ninnileri ile uyutuyor. Uluslararası emperyal güçlerin Ortadoğu’da sahneye koydukları yeni oyunların aktörlüğü ile avutuyor.

AKP’nin sınıfsal ve sosyal konumu

24 Ağustos 2011 Çarşamba

İlericiliğin ve gericiliğin değişen anlamları

Ali Tarık Develioğlu  19/08/2011  Sendika.Org

Meşrutiyet rejimine karşı çıkan gerici Ahrar Fırkasını, Osmanlı topraklarının savaş halinde olduğu İngiltere’ye bizi bu coğrafyada iktidar yapın diyen Prens Sabahaddin’i, NATO’ya girmek için Kore’ye asker gönderen Demokrat Parti’yi, ülkesinin bağımsızlığı için mücadele eden sosyalistlere karşı kurulan kontrgerilla örgütlenme geleneğini kendisine referans alan yeni rejim ve onun entelijansiyası tarihte hak ettiği sıfatı er ya da geç alacaktır  

1 Nisan 2011 Cuma

Ergenekon'un şifreleri Amerika'da

Cumhuriyet  “Devrimci Yol’un lideri” olarak bilinen Oğuzhan Müftoğlu, bu kez “Bitmeyen Yolculuk” kitabında anlattıklarıyla kendinden söz ettiriyor. Geçmişte olduğu gibi bugün de sözünü esirgemiyor, ama ağzında çıkan her kelime, sanki defalarca damıtılmış, en uygun kıvama geldiğinde servise sunulmuş... “Yol”un henüz başlarında ona “ihtiyar” lakabını takmışlar. Konuşma tarzı, olaylara bakış biçimindeki olgunluk, “bilgece tavrı” ile bu nitelemeye yakışıyor. Ancak yaşam tarzı, duruşu, olayları yorumlamasındaki “zihin kıvraklığıyla”, bu lakabı hiç de hak etmediğini ortaya koyuyor. Zaten o da “12 Mart döneminde, henüz 24-25 yaşlarındayken gruptaki en yaşlı ben olduğum için bana ‘ihtiyar’ diyorlardı. Ama bana öyle diyenlerin çoğu şimdi benden ihtiyar!” diyor.
Yağmurlu bir İzmir gününde, yaşamını sürdürdüğü Urla’da buluştuk Müftüoğlu’yla. “İskele”de bir mekânda bir araya gelmeyi beklerken Çeşmealtı’nda kaldığı evin kapılarını açtı; nedenini “Cumhuriyet farkı” diye açıklayarak. Birkaç bardak demli çay eşliğinde “yolculuğunu”, kitabı, Türk solunun geçmiş ve günümüzdeki sancılarını, Dev-Yol’u, AKP iktidarını, kısacası solun ve Türkiye’nin “ahvalini” konuştuk.