1 Mayıs 2013 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1 Mayıs 2013 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mayıs 2013 Cuma

Evrensel...

Tefik Taş  Tustav
1 Mayıs öncesinde TKP’ye kaşı utanmaz ve ahlâk yoksunu bir saldırı ve karalama yazısı yayımlandı. Bir tanıdığım da bu yazıyı, altına “evrensel düşünmek” notu ekleyerek, sayısını bilemediğim kadar çok e-posta adreslerine iletmiş. Gönderici, bu arada en temel politik terbiyeden yoksun, sadece kaba ve saldırgan değil, aynı zamanda zavallılık düzeyinde boş laflarla dolu yazıyı “keyifle okuduğu”nu da yazmış.

Bunu yapan, çok eski yıllardan tanıdığım, işçi sınıfı mücadelesine gönül verdiğini, sadece gönül vermek değil, yaşamının tümünü adadığını bildiğim bir eski yoldaşım. Kızayım mı? Tabii kızacağım. Üzüleyim mi? Üzülmemek elde mi? Madem ki, o beni üzeceğini, kızdıracağını bildiği halde bu iletiyi göndermiş, benim de onu kızdıracak bir yanıt verme hakkım doğdu. Aramızdaki hukuka da dayanarak bunu yapmanın aynı zamanda görevim olduğunu düşünerek...

7 Mayıs 2013 Salı

Devrimci 24 Nisan – Karşı Devrimci 1 Mayıs (24 Nisan’ı 1 Mayıs Yapalım

Demir Küçükaydın  19/04/2013
Bir Tükenişin İki Resmi” serisinin devamı olarak: “İkinci Resim: Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi”ni yazacaktık ikinci yazıda. Ancak bu arada bir rahatsızlık nedeniyle yazma işinden uzak durmak zorunda kaldık. Ve bu arada 24 Nisan kapıya dayandı, 1 Mayıs yaklaşıyor. Bu durumda, hem bu konuları ele alalım hem de bu bağlamda somut bir örnek olarak tükenişin ikinci resmini yavaş yavaş somutlayalım.)

Gerçeklik somuttur. Yani değişen koşullara göre, doğru her an değişebilir. Buradaki doğru kavramı, elbette ezilenlerin kurtuluşuna azami katkı; ezilenleringenel ve tarihsel çıkarına uygunluk anlamındadır. Yoksa ezenler açısından doğru farklıdır, ezilenler açısından farklı.
Evet, bugünün Türkiye’sinde 1 Mayıs karşı devrimci, 24 Nisan devrimcidir.
Neden böyledir?

Dilan Alp, 'yer yok' denilerek hastaneden taburcu edildi!

Baba Ali Ekber Alp'in kızının apar topar taburcu edilmesinin ardından bir süre hastane aradığı ve daha sonra sonra Dilan’ı Bağcılar’da bulunan Özel Işık Tıp Merkezi'ne yatırdığı öğrenildi
1 Mayıs'ta Taksim'de polisin attığı gaz bombasıyla başından yaralanan Dilan Alp'in tedavi gördüğü Bahçelievler Medicalpark Hastanesi, "Boş yerimiz yok, kızınızı ister eve götürün isterseniz başka bir hastaneye götürün" diyerek taburcu etti.

6 Mayıs 2013 Pazartesi

CHP'li Aygün: Taksim'de 'çukur' gerçeğini gösteren Galatasaray taraftarını tebrik ederim


CHP'li Hüseyin Aygün, Başbakan Tayyip Erdoğan'a, "Maç sırasında kutlama yapılacağı hesaba katılarak Taksim'deki çukurlar mı kapatıldı? Yoksa inşaat çalışması mı bitti" diye sordu
T24
Galatasaray’ın, işçi emekçiye ‘çukur’, ‘inşaat’ gibi gerekçelerle kapatılan Taksim Meydanı’ndaki kutlaması siyasetin ana gündem maddesi oldu. CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, “Galatasaray taraftarını bütün Türkiye’ye ‘çukur’ gerçeğini gösterdiği için tebrik ederim” dedi.
Aygün, Galatasaray taraftarının “Taksim çukurları” ile ilgili de gereken yerlere gereken cevabı verdiğini düşündüğün vurguladı.
Aygün’ün, Başbakan Tayyip Erdoğan’a yönelttiği sorular şöyle: 

‘İktidar muhalefete günlerdir Taksim’de terör estirdi’

“Özellikle emekçiler için büyük öneme sahip Taksim Meydanı, ‘çukurlar’ nedeni ile işçiye yasaklanmış ve girmek için direnen emekçilere ise bedeli çok ağır ödettirilmiştir. Günlerdir iktidara muhalif olan kesimlere Taksim’de terör estirilirken, şampiyonluk kutlamalarında ise hiçbir sorun yaşanmadığı ve müdahale edilmediği görülmüştür.”

5 Mayıs 2013 Pazar

1 Mayıs’ı yasaklayanların utanç günü

Serpil Yılmaz  Milliyet
Üzerime kalın bir şeyler giymeliyim, fazla da abartmamam gerekir, gece uzun, sabah zorlu olacak. Her zamanki günlerden bir günmüş gibi kapıdan çıkarken annemi yanaklarından öpüyorum; biliyorum çok ağlayacak. Kızı yarın dayak yiyecek ve tutuklanacak. 
Çiçekçi Mahallesi’ne vardığımda, arkadaşlarımla buluşuyorum. Kimimiz inşaatlarda, kimimiz korulukta sabahlayacak; sabah olduğunda bir işaretle saklandığımız yerlerden çıkıp “Yaşa-sın biiir Maaayıs” diye bağıracağız: Hepsi bu.


*****

..."Sağmalcılar Cezaevi’ne gönderiliyoruz.
Bizi orada bir sürpriz bekliyor, Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Behice Boran ve arkadaşları da yanımızdalar. Yaşları 50’nin üzerindeki partili kadınların kollarındaki, yüzlerindeki morlukları görünce yalnız olmadığımızı anlıyoruz. Onlar da bizim gibi 1 Mayıs’ı sessizliğe bırakmamışlar."...

*****

1 Mayıs’ı Taksim’de kutlayanlar darbeci


Murat Belge Odatv/Taraf 
Taraf gazetesi yazarı Murat Belge, bugünkü köşesinde 1 Mayıs için Taksim’e çıkmak isteyenlerin “darbeci” olduğunu ima etti. Belge, 27 Mayıs’a gönderme yaparak “Bu stratejinin özü, her fırsatta gerilim, mümkünse fiziksel çatışma çıkarmak. AKP 2002’de hükümet kurduğundan beri uygulanıyor, ama gerçek tarihi çok daha eskilere dayanıyor 27 Mayıs’ı hazırlayan 27 Nisan’a kadar.” diye yazdı.
İşte Murat Belge’nin köşesinden ilgili bölüm:
“(…) Öte yandan, “ille de Taksim!” diye dayatanlar açısından da, çukur bir “gerekçe” olabilirdi. Taksim’in bugünkü hâliyle, kimse onlara “Niçin ısrar etmediniz?” diye sormazdı. Ama ısrar ettiler. Bu, 1 Mayıs’ın kutlanmasından çok, AKP’ye muhalefet etmenin çizilmiş stratejisinin gereğiydi.

3 Mayıs 2013 Cuma

Şefkatli devlet!

BirGün
20 binden fazla polis toplandı Taksim Meydanı’nın etrafında dün. TaaErzurum’dan uçaklarla getirilen polisler… Barikatlar kuruldu.
Metrobüs, otobüs, metro, vapur seferleri iptal edildi. Adaların ana karayla bağlantısı kesildi.
Devlet, kendisi de bir işçi çocuğu olan ve yazları harmanda çalışıp hayatını kazanan valisinin sesiyle uyardı. Fonda “tehlike” vardı o uyarı sırasında. Tehlike inşaattı.
Vali devletin şefkatli sesiyle anlattı, kim 30 metre derinliğinde çukurlar olan bir inşaat alanının yanı başında ailesini, çocuklarını alıp gelerek piknik yapmak isterdi ki? Piknik yapılamayan yerde miting mi yapılırdı?
Çok daha küçük inşaat alanlarının etrafında “İnşaat alanıdır. Girilmez” uyarıları olmaz mı? Güvenlik için!

 Mevzubahis olan sermayenin çıkarıysa insanlık teferruattır

Özgür Müftüoğlu  Evrensel
Devlet temsilcilerinin “mevzubahis olan sermayenin çıkarlarıysa insanlık teferruattır” anlayışı bu 1 Mayıs’ta İstanbul’da en açık biçimiyle yaşandı. Emekçiler 1 Mayıs’ı kutlamak için Taksim Meydanı’na girmesinler diye AKP Hükümeti, İstanbul’da darbe dönemlerini anımsatan bir baskı ortamı yarattı. İstanbul’un neredeyse tümünde ulaşım hakkı engellendi, toplanma ve gösteri hakkını kullanmak isteyenlere öldüresiye şiddet uygulandı. Bunun sonucu olarak da onlarca emekçi gazdan etkilenerek ya da vücutlarına aldıkları darbeler sonucunda yaralandı. İstanbul Valisi, 1 Mayıs’ı kutlamak isteyen emekçilerle birlikte polis şiddetinden yaralananları da “marjinal” ilan etti.

Başkanlık sisteminin 1 Mayıs hali

Koray Doğan Urbaylı

Size bazı fotoğraflar göstermek istiyorum. Fotoğrafların hepsi 1 Mayıs’ta çekildi. Hepsinin nesnesi işçiler, öğrenciler, işsizler ve olanlardan habersiz şekilde şiddetle karşı karşıya kalmış kent canlıları… Öznesi ise AKP!

1 Mayıs 2013: Künye ve Bilanço


İstanbul 1 Mayıs 2013'e iktiradır Taksim'i yasaklaması ve sendikaların alandan vazgeçmemeleriyle girdi. Sonuçta 1 Mayıs'ta İstanbul'da hayat durdu, onlarca gözaltı ve yaralı var. İşte 1 Mayıs 2013'ün öncesi ve sonrası.
Bianet  02/05/2013
1 Mayıs 2013'ün Taksim'de yapılıp yapılamayacağı tartışmaları Nisan ayının ortalarında başladı. Hükümet ve Valiliğin yayalaştırma projesini gerekçe göstererek "Kesinlikle Taksim'e izin vermeyeceğiz" demesine üzerine sendikalar 1 Mayıs 1977'de öldürülen kişilerin anısında Taksim'den vaz geçmeyeceklerini açıkladı.

2 Mayıs 2013 Perşembe

1 Mayıs’ın marjinali Vali ve polistir

Aziz Çelik  T24
1 Mayıs 2013 günü İstanbul’da yaşanan devlet terörünün önemli bir bölümüne tanıklık etmiş ve maruz kaldığı biber gazı ve tazyikli su nedeniyle fenalık geçirmiş, yerlerde sürüklenmiş binlerce insandan biri olarak, sizi gerçekleri çarpıtmakla itham ediyorum Vali bey! Gerçekleri çarpıyorsunuz. 1 Mayıs’ın marjinali siz ve İstanbul polisidir.

1 Mayıs’sız Taksim’in iktidar için anlamı

Kadri Gürsel Milliyet
1978’deki son 1 Mayıs’tan tam 32 yıl sonra, 2010’da İşçi Bayramı’nıTaksim’de yasaksız kutlayanlar bunu iktidarın lütfuna borçlu değillerdi. Taksim’i yeniden 1 Mayıs’a açan, 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlama hakkı için yıllarca acımasız polis şiddetini, biber gazını ve hatta öldürülmeyi göze alarak “yasadışı gösteri” yapan grupların ve sendikal hareketin kararlılığıydı.
Taksim’de 2010, 2011 ve 2012’de özgürce ve olaysız kutlanan 1 Mayıs’lardan sonra iktidar, alanda açtığı inşaat çukurunu bahane ederek bu kez Taksim’i İşçi Bayramı’na kapattı.
İktidar dün İstanbul’da işçileri ve sol grupları alana sokmamak için harcadığı mesai ve kamu bütçesinin çok daha azıyla, o çukuru gösteri alanından tamamen yalıtmak ve bir risk olmaktan çıkarmak için gerekli fiziki önlemleri alabilirdi. Bu maksatla sendikalarla etkili bir koordinasyon da sağlanabilir, bunun sonucu insanlar kendileri için çok büyük anlam ifade eden bu günü yine Taksim Meydanı’nda kutlayabilirdi.
Ama iktidar bunu yapmayıp, işçileri ve onların yoldaşlarını o çukurun henüz çok uzağındalarken ıslatıp dövmeyi ve gaza boğmayı tercih etti. Şehrin yollarını, köprülerini kapattı, vapurları bağladı, toplu ulaşımı engelledi... Neden?
İşçiler çukura düşmesin diye mi?

Gaz sancısı

Can Dündar Milliyet
Endişemiz buydu işte:   “Barış perisi”nin gözalıcı kanatlarının arkasında, bizim eski panzerin tetikte bekliyor olması...
Asker hakimiyetinden kurtulduk derken, polis tahakkümünün nöbeti devralması...
Barışın, nihai istasyon değil, dereyi geçene kadar binilecek “tramvay“ sayılması...
O süreçte gülümseyen yüzlerin, en ufak muhalefette dişinin, kulağının uzaması...
Barış güvercini postuna bürünmüş bir şahin zihniyetinin gelip tepemize oturması...
Bu yasakçı kafa mı barışın önünü açacak?
Bu ceberut anlayış mı anayasa yapacak?

Mayıs korkuları...

Ve elbette ki, sevgilim, elbet...
dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya,
dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle: işçi tulumuyla
bu güzelim memlekette hürriyet.

Nazım Hikmet
Melih Aşık  Milliyet
Osmanlı’da ilk işçi bayramı 1909 tarihinde Üsküp’te kutlandı...
O dönemlerin en görkemli 1 Mayıs mitingleri ise işgal altındaki İstanbul’da yapılmıştır.
1921 ve 22 yıllarındaki mitingleri, “İştirakçi” lakaplı Hüseyin Hilmi Bey’in başkanı olduğuTürkiye Sosyalist Fırkası düzenlemişti. Tramvay Kumpanyası, Haliç Tersanesi ve Şirket-i Hayriye işçileri kutlamalarda öncülük ettiler.

1 Mayıs 2013... Kayda geçsin!


Kim bu pravakatör!.. 

1 Mayıs'ta polisin DİSK Genel Merkezi önündeki saldırı ve ablukası sırasında buraya gelen birkişi, polislarin yanında DİSK Genel Merkazindeki işçilere küfürler yağdırdı.





Ece Temelkuran  Birgün
Onlar "Neme lazım" diyenlerin geleneğinden geliyor, 
Biz isyan edenlerin,

Onlar grev kırıcıların geleneğinden geliyor, 

biz grev yapanların,



Onlar "Sürüden ayrılanı kurt kapar" diyenlerin, geleneğinden geliyor, 

biz "Koyun musun kardeşim!" diyenlerin,



Onlar ayran içenlerin geleneğinden geliyor, 

biz "Günah benim kime ne!" diyenlerin,

Onlar ellerini önlerinde kavuşturup başlarını bükenlerin geleneğinden geliyor, 
biz yumruklarını sıkıp kaldıranların,

Onlar sadakayı lütfedenlerin geleneğinden geliyor, 
biz ekmeği ikiye bölenlerin,

Onlar "işini bilenlerin" geleneğinden geliyor, 
biz yumruğunu masaya vurup konuşan Yaşar Usta'nın,

Onlar "gizli gizli kırıştıranların" geleneğinden geliyor, 
biz dört nala sevişenlerin,

'Yaşananlardan sonra onun adı Recep Tazyik Erdoğan'

BirGün
Behzat Ç.'nin yaratıcısı yazar Emrah Serbes, Taksim'de yaşananların faturasını Başbakan'a çıkartırken sert ifadeler kullandı. Serbes, 'Behzat Ç. bugün Taksim'de olsaydı, binanın içine sığınmış insanların üstüne gaz bombası atmazdı' dedi.

Behzat Ç'nin senaristi Emrah Serbes, katıldğı Şimdi Söz Sizde Programında Taksim'de yaşanan olaylı 1 Mayıs'ı değerlendirdi. Hilmi Hacaloğlu'nun 'Behzat Ç bugün Taksim'de olsaydı ne yapardı?' sorusuna şu yanıtı verdi:  "Behzat Ç bugün Taksim'de olsaydı, binanın içine sığınmı insanların üstüne gaz bombası atmazdı. Bugünkü ekip çıdırmıştı. İnsanları cidden öldürmeye çalıştılar. "

Hilmi Hacaloğlu, Twitter'den gelen soruları Serbes'e yöneltti. Bazı izleyiciler haddini aştığını söylüyor ve senden özür bekliyor ifadesine ise Serbes’in yanıtı sert oldu: "Sen beni öldürmeye çalışırsan ben sana bu lafı  söylerim. Dava açarlarsa açsınlar. Niçin dava açacaklarmış Recep Tazyik Erdoğan dedim diye mi. Açsınlar bugünkü yaşananlardan sonra onun adı Recep Tazyik Erdoğan'dır."

1 Mayıs 2013 Çarşamba

1 MAYIS 2013

Yalçın Kamo Bilen  KESK FACEBOOK
BU GÜN BİR MAYIS 2013: İŞÇİ SINIFININ BİRLİK DAYANIŞMA VE MÜCADELE GÜNÜ. BUGÜN İSTANBUL, İSTANBUL OLALI BÖYLE BİR ZULÜM VE BU ZULME KARŞI BÖYLE BİR DİRENİŞ GÖRMEDİ.AŞK OLSUN SİZE GENÇLER, AŞK OLSUN, ALDIĞINIZ HER NEFES ANANIZIN AK SÜTÜ GİBİ HELAL OLSUN. SADECE AKP DİKTATÖRLÜĞÜNE DEĞİL, SÖZDE AKP KARŞITLIĞI ÜZERİNDEN LİK YAPTIĞINI ZANNEDENLERE DE İYİ BİR DERS VERDİNİZ. 1- MAYISI BAYRAM OLARAK KUTLAYACAĞIMIZ GÜNLERİ KAZANMAK İÇİN, SERMEYE İKTİDARINDAN ALINAN İCAZETLE KUTLAMAK YERİNE, TAM DA BU GÜN DAHA FAZLA SAHİP ÇIKMAMIZ GEREKEN 1 MAYIS ALANINI, İMAMAMIN ORDUSUNA KARŞI, SOKAK SOKAK, DİŞE DİŞ VE GÖZE GÖZ BİR MÜCADELEYLE SAVUNDUNUZ. BÖYLELİKLE,HEM 1-MAYIS I ,1-MAYIS ALANINI VE BU ALANDAKİ KUTSALLARIMIZI, SERMAYENİN PALYAÇOLARINA BIRAKARAK, BURJUVA CUMHURİYETİNE KENAR SÜSÜ OLAN MAJESTELERİNİN LERİNE GERÇEK BİR AKP (SERMAYE ) KARŞITLIĞININ NASIL OLACAĞINI GÖSTERDİNİZ.HEMDE DEVRİM VE SOSYALİZMİN KIZIL BAYRAĞINI, YERE DÜŞÜRMEDİNİZ.SİZLERİ GÖZLERİNİZDEN ÖPÜYORUM, İŞÇİ SINIFININ GERÇEK DOSTLARI. İNANIN GÜZEL GÜNLER GÖRMEYİ FAZLASIYLA HAK EDİYORSUNUZ. VE GÖRECEKSİNİZ.....SİZE İŞÇİ SÖZÜ.:)))))

1 MAYIS 2013

Erdoğan Şenel  Face Book
Merhaba; Sabahleyin kalkınca sayfama bir süre baktım. Açık olan tv.de görüntüleri, daha doğrusu 1 Mayıs için alanlara akan işçilere düzenlenen hiç bir demokraside görülmeyecek, adına rahatlıkla 'faşist saldırı' denebilecek saldırı görüntülerini izledim. Sabah erkenden işe giden kızım Avrupa yakasına geçişin adeta imkansız kılındığını söyleyip 'baba lütfen dışarı çıkma' diye uyardı. Denizli'de olan anam, kardeşlerim de benzeri uyarılarda bulundu. Anam 'sen gine söz dinlemezsin, aman kendine dikkat et' dedi. Kadın geçmişten tecrübeli tabi. Üç gün sonra döneceğim deyip tam dört yıl sonra o da 12 Eylül faşist darbesi sonucu güç bela bulunup gelen oğlunu iyi tanıyor. Ben hepsine 'tamam bir yere gitmem' dediysem de duramadım. Kaldığım yere yakın geçen dolmuşlara atlayıp 'bari Kadıköy'e gidip oradaki 1 Mayıs törenine katılayım' dedim.

30 Nisan 2013 Salı

Daha radikal ve özgürlükçü

KCK Emekçiler Komitesi, 1 Mayıs açıklamasında “Dönem Türkiyeli ezilenlerin ve emekçilerin bekle gör dönemi değil, finans kapitalin sömürü gerçeği ve iktidar yapılanmalarının antidemokratik yönelimlerine karşı eskisinden daha radikal ve özgürlükçü bir mücadele dönemidir” dedi.























Yeni Özgür Politika
KCK Emekçiler Komitesi, daha radikal ve özgürlükçü mücadele için güçlü örgütlülüğe ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.
Yazılı bir açıklama yapan KCK Emekçiler Komitesi, işçi ve emekçilerin 1 Mayıs’ını kutlarken, 2013 yılı 1 Mayıs’ının Türkiye halklarının özlemi olan barışın gerçekleşmesine vesile olmasını diledi. 1 Mayıs’ın ve emek mücadelesinin tarihsel gelişiminin özetlendiği açıklamada, Kürdistan ve Anadolu coğrafyasının da tarihten bugüne ezilenlerin direniş mücadelesiyle dolu olduğu hatırlatıldı. Bu direniş mücadelesinin heyecanından, kararlılığından hiçbir şey yitirmeden bugün de devam ettiği belirtilen açıklamada, “Bu tarihi mirasla yüklü olan Kürdistan Özgürlük Hareketi de otuz yılı aşan mücadele gerçeğiyle ezilenlerin ve emekçilerin bu direnişlerine sahip çıkarken sosyalizm mücadelesini teori ve pratikte derinleştirip ve genişleterek halkların demokratik ve özgür yaşam umudunu diri tutmasını bilmiştir” denildi.