Gün Zileli 17/10/2013 Toplumsal Devrim
Devlet, iktidarın en yoğunlaşmış biçimidir. İktidar mücadelesi her yerde, her birimde, ailede, kardeşler arasında da sürer gider. Dolayısıyla, devlet iktidarına karşı olmak, iktidar ilişkilerinden azade olmak anlamına gelmez. Hatta iktidar mücadelesi, birbirine en yakın olanlar arasında daha da çetin geçebilir.
Birinci Enternasyonal’de de o zamanın iki radikal-devrimci akımı olan Marksizmle Anarşizm arasında bir iktidar mücadelesi cereyan etmiştir. I. Enternasyonal’in kurucuları Marx ve Engels’di ve doğal olarak bu örgütün yönetiminde de Marksistler egemendi. Daha sonra Bakunin ve taraftarları da I. Enternasyonal’e katıldılar. Bundan sonra, Marksistlerle Anarşistler arasında devlete bakış konusu merkez olmak üzere bir mücadele sürdü. Marksistler, Almanya merkez olmak üzere orta Avrupa seksiyonlarında hâkimdi; Anarşistler ise, ağırlıklı olarak, İspanya, İtalya gibi Latin seksiyonlarında. Bir süre sonra Anarşistler, Fransa ve Belçika seksiyonları üzerinden orta Avrupa seksiyonlarında da yayılma eğilimi gösterdiler. Bu yayılmayı önemli bir tehlike olarak algılayan Marx ve Engels, sonunda çareyi, I. Enternasyonal’in merkezini Birleşik Amerika’ya taşımakta buldular. Bu, I. Enternasyonal’in sonu oldu.