Murat Üner etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Murat Üner etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ağustos 2013 Pazar

İsmail Bilen,Nabi Yağcı, Mustafa demir,Oya Baydar

Murat Uner  Face Book
Cezo Ocb : 
Ismail Bilenin ölümünden sonra, TKP genel sekreterliğine düşünülen isim Mustafa Demir di, ve parti icinde sevilen bir isimdi, Haydar Kutlu gercek adı Nabi Yağcı ,beklenmedik anda genel sekreter seçildi, ve Mustafa Demir hala tanıdığım her eyleme yaşlı olmasına rağmen katılan ve Berlin de yaşayan onurlu bir sosyalist olarak yasıyor, Nabi Yağcı TKP yi sağa çekmeyi ve yok etmeyi iyi basardı, Özallı yillar da yasanan bir gercekti, oya baydar ve nabi yagci devamli ayni yolda yürüdüler, ve bugünde ayni yerdeler.

Cezo Ocb : 
İsmail Bilen "Oya Baydar" adını duyunca, hemen tepki gösterir:
"Bu iş Oya'yla boyayla olmaz!"
İsmail Bilen'in niye bu tepkiyi gösterdiği anlaşılamaz.
Aradan yıllar geçer..
Oya Baydar uzun yıllar yurt dışında parti çalışmaları içinde yer alır.
Ancak 1990'lı yılların başında Kutlu-Sargın ikilisiyle döner.
Ve bir süre sonra da partiden ayrılır...

Oya Baydar, Kutlu ve Sargın'ın TKP'yi legale çıkarmak amacıyla yurda dönmelerine karşı çıkan grup içinde yer almıştır.

Oya Baydar partiden ayrıldıktan sonra İsmail Bilen'in sözü anımsanır:
"Bu iş Oya'yla boyayla olmaz!"
https://www.facebook.com/groups/464100213650437/permalink/565076770219447/

2 Haziran 2013 Pazar

TAKSİM GEZİ PARKI DİRENİŞİ

Murat Üner Face Book
Dünyanın önce gelen sosyolog ve düşünürlerinden Slavoj Zizek de Gezi direnişi ile bir açıklama kaleme aldı. 
Zizek, protestolara tereddütsüz destek çıkıyor:

"İstanbul’un göbeğindeki bir parkın ticari amaçlarla tahrip edilmesi gibi mütevazı bir yerel meseleden kaynaklanıyor gibi görünse de, Türkiye’de devam etmekte olan protestolar açıkça çok daha derin bir hastalığa işaret ediyor. 

Bu protestoların yaygın bir şekilde “ılımlı İslamcılık” modeli olarak algılanan, hızla gelişen bir ekonomiye sahip bir ülkede patlak vermesi, hastalığın nedenleri hakkında kilit bir gösterge oluşturuyor: Vahşi neo-liberal ekonomi ile dini-milliyetçi otoriterliğin kaynaştırılması girişimi. Bu iki sürecin de kurbanları aynı: Bağımsız sivil toplumun dayanışma ruhu ve kültürel hoşgörüsü; bir ulusun ahlaki sağlığının bel kemiğini oluşturan ruhun ta kendisi. Buradan da anlıyoruz ki bu protestolar, serbest piyasanın toplumsal özgürlük anlamına gelmediğinin, ancak otoriter politikalarla bal gibi de bir arada bulunabileceğinin canlı kanıtıdır.

Bu protestoların neden dünya çapında kurulu düzeni sarsan aynı küresel ajitasyonun bir parçası olduğunun da göstergesidir bu. Özgürlük ve kurtuluşa önem veren bütün insanlar, Türkiye halkına “Hoş geldiniz!” demelidir. Şimdi aynı küresel mücadelenin parçalarıyız. İspanya, İsveç, Yunanistan, Türkiye… Ancak yan yana savaşırsak bir şansımız olacak!"

14 Nisan 2013 Pazar

TÜRKİYE "KANADOĞLU" PARTİSİ veya Türkiye "Kemalist" Partisi

KANADOĞLU'NUN KİRVELİĞİNDE KURULAN PARTİ
Murat Üner 
Butarihte Sende Varsın-FaceBook
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Türkiye Komünist Partisi hakkında açılan kapatma davasının reddedilmesini istedi.

Kanadoğlu, komünizmin öğretide ve uygulamada sürekli değişim içinde olduğunu belirterek bir komünist partinin sadece adına bakarak kapatılamayacağını kaydetti. Kanadoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, TKP hakkındaki kapatma davası ile ilgili haber ve yorumlar karşısında hukuki durumun açıklanmasında zorunluluk görüldüğünü belirtti. Anayasa'da, "Egemenliğin kullanılmasının hiçbir sürette hiçbir kişiye ya da sınıfa bırakılamayacağı, hiçbir sınıfa imtiyaz tanınmayacağı, sınıf veya zumre diktatörlüğünü veya herhangi bir diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayan siyasi partilerin kurulamayacağı"nın öngörüldüğüne dikkati çeken Kanadoğlu, Siyasi Partiler Yasası'nda da bu yönde bir düzenlemenin bulunduğunu kaydetti.

19 Ekim 2011 Çarşamba

ANKARA KONFERANSI, DİVAN BAŞKANLIĞINA

15-16 EKİM 2011 Murat ÜNER  TUSTAV
Değerli Arkadaşlar,
Sevgili Yoldaşlar.
Türkiye Komünist Partisi olarak Kongre Girişimi Hareketini selamlıyoruz. Kongre Girişimi’nin bugün bu duruma getiren süreçte emeği geçen, mesaisini bu çalışmanın başarısına adayan Hazırlık Grubu üyelerini kutluyoruz, kendilerine teşekkür ediyoruz.

Emek, Barış, Demokrasi ve Özgürlük Güçleri, belki de partimizin önderleri Mustafa Suphi ve 14 yoldaşı Kemalist İktidar tarafından katledileliberi ve Türkiye Cumhuriyeti kurulalıberi ilk defa belirli bir partinin tekelinde olmayan, ulusal, dinsel, kültürel, siyasi geniş bir demokratik yelpazeyi kapsayan, halkın içinde doğan, tabanda yankı bulan ve gelişen bir muhalefet hareketine kavuşuyor.