HDP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HDP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Nisan 2018 Salı

Demokrasi savaşımcısı aydınlara açık mektup


Tarık Ziya Ekinci  Küyerel
Son zamanlarda özgürlük, barış ve demokrasi için savaşımı veren saygıdeğer aydınlarımız daha sık bir araya gelmekte ve rejim sorunlarını tartışmaktadırlar. Yayınladıkları bildirilerde devlete egemen güçlerin demokrasi dışına düştüğünü, erkler ayrılığının işlemediğini, Parlamentonun işlevsizleştiğini, yargının baskı aracı olarak kullanıldığını veciz ifadelerle eleştirmektedirler. Keza gereği kalmamışken OHAL’in sürekli bir yönetim haline getirildiğini, ülkenin KHK’larla yönetildiğini, özgürlüklerin kısıtlandığını, yüz binlerce vatandaşın işten atıldığını, binlercesinin de hukuksuz ve kanunsuz olarak cezaevlerine kapatıldığını yakınma konusu yapmaktadırlar. İktidardan adaletsizliğe, baskılara ve keyfi yönetime son vermesini, özgürlükçü demokrasiye işlerlik kazandırmasını istemektedirler.

12 Haziran 2015 Cuma

HDP'den 15 maddelik bildiri

Halkaların Demokratik Partisi, bugün yapılan Parti Meclisi toplantısı 15 maddelik bir sonuç bildirgesi açıkladı.

Seçim sonuçlarının değerlendirildiği Parti Meclisi Sonuç Bildirgesi'nde " Meclis ve yeni kurulacak hükümet Türkiye'nin çok kimlikli, çok kültürlü, çok dilli, çok inançlı sosyal yapısını eksen alan, emeğin haklarının teminatı olan demokratik, özgürlükçü, eşitlikçi, sosyal ve ekolojik bir anayasa için çalışmaları hızla başlatmalı ve sonuçlandırmalıdır" ifadelerine yer verildi.
HDP'nin açıkladığı 15 maddelik Parti Meclisi sonuç bildirgesi şöyle:

30 Mayıs 2015 Cumartesi

SON DÜZLÜK ve TÜNELİN SONUNDAKİ Kİ IŞIK, HDP

“Marksist, diyalektik düşünce, analitik ve sınıfsal  analiz bize olayları “önceden öngörebilme” olanağını sağlar. Böyle olması gerekir.
Bu durum, özellikle bu yöntemi kullandığını iddia eden eli kalem tutan fikir erbabına  ve karar alma pozisyonunda olanlara büyük sorumluluk yükler.
Bundan önceki böyle birçok kritik dönemeçte birçok arkadaşlarımız, dostlarımız bu yöntemleri çoğu zaman doğru kullanamamışlardır.
Bunu da ağır bedelini özellikle işçiler ve emekçiler ve hatta tüm Türkiye halkları ödemiştir.”

Bunu en yakın tarih olarak REFERANDUM DA yaşadık.
Şimdi ise yine sonuçları Türkiye’yi çok farklı şekillerde etkileyecek, sonuçları çok farklı olacak, çok önemli bir seçime gidiyoruz.
Fakat birçok sosyalist ne yazık ki hala BU SEÇİMİN ÖNEMİNİN ve TEHLİKENİN FARKINDA BİLE DEĞİLLER.
******

27 Şubat 2015 Cuma

Son pişmanlık para etmiyor.
Seçimlerde sosyalistler, BHH, HDP, CHP
Çetin Serfidan 26.02.2015
“Marksist, diyalektik düşünce, analitik ve sınıfsal  analiz bize olayları “önceden öngörebilme” olanağını sağlar. Böyle olması gerekir.
Bu durum, özellikle bu yöntemi kullandığını iddia eden eli kalem tutan fikir erbabına  ve karar alma pozisyonunda olanlara büyük sorumluluk yükler.
Bundan önceki böyle birçok kritik dönemeçte birçok arkadaşlarımız, dostlarımız bu yöntemleri çoğu zaman doğruca kullanamamışlardır.
Bunu da ağır bedelini özellikle işçiler ve emekçiler ve hatta tüm Türkiye halkları ödemiştir.”

Sosyalistler yine her seçimde olduğu gibi çok olumsuz (Bağımsız güçlü bir örgütlülük yönünden)  bir durumdayken Türkiye için çok önemli sonuçlar doğuracak bir seçim dönemine ve “seçim birliktelikleri tartışması içinde” giriyoruz.
Tartışmalar birçok yerde özellikle de sosyal medyada, bütün hızıyla ve ayrıntılarıyla sürüyor.
Bu seçimler sonucu “yeni bir Türkiye” nin inşa edileceği bir gerçek.Fakat özü kaçırıyoruz gibi.
Nasıl bir Türkiye’ye doğru?…

16 Aralık 2014 Salı


Toplumsol 15.12.2014
AKP’lilerle ilgili yolsuzluk ve rüşvet iddialarıyla ilgili geçen sene 17 Aralık’ta başlayan operasyonların yıldönümüne 3 gün kala başlatılan operasyon sonrası sol partiler ve demokratik kitle örgütleri açıklamalarda bulundu. Açıklamalarda 14 Aralık operasyonunun AKP’nin diktatörlüğüne hizmet ettiği görüşü öne çıktı.
BirGün’den İrem Özcan’ın haberine göre Zaman gazetesi ve Samanyolu TV başta olmak üzere Cemaat’e yakın medya organlarıyla başlayan operasyonla iktidarın sivil bir diktatörlük inşa etmeye başladığını belirten sol partiler, bu operasyonlara örgütlü bir şekilde karşılık verilmesi gerektiğini belirtti.

7 Nisan 2014 Pazartesi

Seçim Sonuçları Üzerine Dosya: HDP-MYK, Tayfun İşçi, Sungur Savran, Demir Küçükaydın, Oğuzhan Müftüoğlu



Yalansız’ın notu: 30 mart yerel seçimleri sonuçlanıp, AKP’nin beklentiye dönüşen keskin düşüşü gerçekleşmeyince, solun geniş kesimleri moral bozukluğu yaşıyor. Elbette sosyalist hareketin derlenip toparlanmasını ve güç kazanmasını sağlayacak kesin bir reçetenin kimsenin elinde varolmadğı besbelli. Ancak, moral bozukluğunu aşmanın yolu eğer zamana veya moral hocalığı yapanlara bırakılarak çözüm beklenecekse işimizin pek de kolay olmadığı aşikar.
seçim
Eleştiri ve tartışmanın pratiğin yolunu açıcı bir işleve sahip olduğunu, yaratıcılığın önünü açtığını düşünerek, ilgilenenler için, HDP-MYK, Tayfun İşçi, Sungur Savran, Demir Küçükaydın, Oğuzhan Müftüoğlu’nun görüşlerini içeren bir dosya hazırladık.

Meşruiyet meselesi, alternatif meselesidir

Ferdan Turgut  03/04/2014  Küyerel


Meşruiyet kavramı -ölçülmesi zor olan her kavram gibi- sorunludur. Bir devletin, partinin ya da başka bir kurumun meşruiyetindeki “yükselişi” ya da “düşüşü” neye bakarak ölçebiliriz? Devlete karşı bir ayaklanmaya ya da söz konusu partinin seçimlerde aldığı çok ağır bir yenilgiye bakarak mı? İyi de bunları gördükten sonra o iktidarın meşruiyetini kaybettiğini söylemek için deha olmak gerekmiyor ki! Bize, bunlar olmadan önce işe yarayacak bir kavram lazım. Meşruiyet kavramı doğası gereği fazlasıyla normatif... Beğenmediğimiz şeyler olduğunda kullanıverdiğimiz, ve aslında göstermekten ziyade varsaydığımız bir kavram…

28 Ekim 2013 Pazartesi

Amed’den Taksim’e sokaklar barışa çıkacak


Siyasi mücadelesini Halkların Demokratik Partisi çatısı altında sürdürecek olan Sebahat Tuncel “Bizim hem HDK, hem HDP hem de BDP olarak temel görevimiz iki meydanın, Amed ve Taksim Meydanlarının taleplerini ortaklaştırmak. Amed’ten Taksim’e sokakların barışa çıkmasını istiyorsak bu iki meydanın eşitlik adalet ve özgürlük taleplerinin göz ardı edilmemesi gerekiyor” dedi.
BirGün
BDP’den istifa ederek Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) geçen İstanbul milletvekili Sebahat Tuncel, İstanbul Tabip Odası İnsan Hakları Komisyonu’nun “Hekimlerden Barışa Övgü” paneline katılmak için geldiği İstanbul’da ailesinden siyaset hayatına barış sürecinden yerel seçim çalışmalarına kadar birçok konuda BirGün’ün sorularını yanıtladı. Gezi direnişinde Türkiye halklarının devletin nasıl zorbalaştığını gördüğünü belirten Tuncel “Bizim görevimizin iki meydanın, Amed ve Taksim Meydanları’nın taleplerini ortaklaştırmak olduğunu düşünüyorum. Amed’ten Taksim’e sokakların barışa çıkmasını istiyorsak bu iki meydanın eşitlik adalet ve özgürlük taleplerinin göz ardı edilmemesi gerekiyor” dedi.

23 Ekim 2013 Çarşamba

Önder: Yüzde 30 hayal değil

Türkiye partisi iddiasında olan HDP'nin yerel seçimlerde kendisini sınayacağını belirten Sırrı Süreyya Önder, "Bu seçim sadece kent yönetimlerini belirleme seçimi değildir.

Yeni Özgür Politika 

Çözüm süreci adil, eşit, onurlu bir barış konusunda da bir referandum sayılabilir. Bir tek oyun bu kadar önemli olacağı bir seçim olmamıştır" dedi. Seçime ilişkin kararları Ankara Konferansı'nda yakalanan geniş birleşimle almayı esas aldıklarını söyleyen Önder, "Eğer bunu pratiğe dönüştürebilirsek önümüzde daha girmeden kazanılmış bir seçim var. Bu seçimlerde yüzde 20-30 bandı bizler için hayal değildir" dedi. 

3 Şubat 2013 Pazar

Kürt Açılımına Barajı Düşürmekle Başlayın…

Ahmet Nesin  Gomanwep
Birinci Kürt açılımmayalımına ne kadar soğuk baktığımı,
açılımmayalımın ertesi günü bunun olma olasılığının olmadığını yazdığımı
yazılarımı okuyanlar bilir. Bana göre nedenleri belliydi, AKP’nin programında
böyle bişey yoktu ve bırakın partiyi, tek başına bir kişinin bile yaşam
programında olmayan bişeyi yapması çok ama çok zordur, hatta olanaksıza
yakındır.
"...beni tanıyan kimi arkadaşlarım bu kez neden muhalefet etmediğimi soruyorlar. Evet, haklılar bu kez muhalefet etmiyorum, esasında buna muhalefet de denmez, bu kez bişeyler olacağına inanıyorum. Bunun bana göre çeşitli nedenleri var..."