Örsan K.Öymen T24
.....
“Bu konu nereden çıktı?” diyeceksiniz. Türkiye’de televizyon ekranlarını neredeyse tekeli altına alan ve haddini bilmemekte ısrar eden bir tatlı su şaşkını, Mustafa Kemal’e “diktatör”, Lenin’e “zalim”, Deniz Gezmiş’e “sabıkalı”, Che Guevara’ya da “katil” dedi, bu büyük devrimcilerin hepsini küçümsedi ve aşağıladı"
.....
Çin’de, Rusya’da ve Küba’da diktatörlere karşı yapılan sosyalist devrimlerin, demokrasi ile sonuçlanıp sonuçlanmadığı, yeni diktatörlüklere yol açıp açmadığı, elbette tartışma konusudur. Ancak bu, söz konusu devrimlerin, bir önceki aşamaya göre, ilerici olmadıkları anlamına gelmez. Kaldı ki Amerika, Fransa ve Türkiye’de de devrim, anında demokrasi ile sonuçlanmadı; demokrasiye geçiş bir hayli zaman aldı. Ancak eninde sonunda, yine bu devrimler sayesinde, çok partili parlamenter demokratik sisteme geçildi.
Che Guevara, Küba devrimini Fidel Castro ile birlikte gerçekleştiren kişidir. Che Kübalı değildir, Arjantinlidir, ancak enternasyonalist olduğu için, devrim konusuna ulusal değil küresel açıdan baktığı ve kendisini daha çok dünya vatandaşı olarak gördüğü için, Guatemala, Küba, Kongo ve Bolivya gibi çeşitli ülkelerde sosyalist devrim için mücadele etmiştir.