Etyen Mahçupyan 04/06/20121 Küyerel
Klasik sol literatürde toplum önemli bir yer tutar.
Sınıfların üzerinde yoğunlaşılması, toplumun hangi kesiminin ilerici olduğunu göstererek siyasetin çizgisini belirlemesi açısından önemlidir. Ama sol bir analiz toplumun diğer sınıflarını görmezden gelmez, aksine o kesimin niçin yenilgiye mahkum olduğunu kuramsallaştırarak açıklar. Böyle bakıldığında toplumla irdeleme ve yönlendirme amaçlı ilişki kurmayan bir hareketin sol birikimle bağı da kuşkuludur. Ama öte yandan sol çok kolaylıkla mücadeleden vazgeçip kabuğuna çekilen bir yaklaşımı ima eder. Çünkü devletin apaçık ve mutlak olarak toplumdan bağımsız ele alınabileceği durumlar hariç, muhatap alınan toplumun sistemle organik bir bütünleşme içinde olduğu açıktır. Ayrıca ne ilerici ne de gerici sınıfların kendi içinde yeknesak olmadıkları, bu çeşitliliğin sömürü hesaplamalarını epeyce biçimsel hale getirdiği de bellidir. Diğer bir deyişle sol, toplumu kuramın ışığı altında kesip biçer, böler ve bütünleştirir. Böylece idealize edilmiş bütünsellikler üreterek, bunlara toplumsal aktör muamelesi yapar. Oysa ortada bir amaç ve yöntem birlikteliği yoktur...