Sevgili
Fikret'in bu çalışmasının okunması ve akıl tutulmasının giderilmesinin
başlangıcı olması dileğiyle gönderiyorum. Tabii yayınlanma cesareti
gösterilirse...
İyi okumalar.
Naciye Babalık
İyi okumalar.
Naciye Babalık
To: guncel@...
From: fikretuzun2003@...
Date: Mon, 28 May 2012 05:03:41 -0700
Subject: [guncel] 27 MAYIS DEMOKRATİK DEVRİM SÜRECİNİN EN İLERİ VE EN SON HALKASIDIR.
From: fikretuzun2003@...
Date: Mon, 28 May 2012 05:03:41 -0700
Subject: [guncel] 27 MAYIS DEMOKRATİK DEVRİM SÜRECİNİN EN İLERİ VE EN SON HALKASIDIR.
“
’Terör saltanatı’ döneminde Paris’in ‘malı mülkü olmayan’ kitleleri, bir ara
yönetimi aldılar ve böylece burjuvaların kendilerine rağmen, burjuva ihtilalini
zafere ulaştırdılar.” Derken Engels, burjuva ihtilallerinin özüne işaret
ediyordu.
İhtilalin, açılan bir küçük kapaktan, barajın tümüne sığmayacak bir kitlenin girmek istemesi ile başladığını anlatıyordu.
Büyük Fransız devriminde iktidarın asillerden burjuvaziye devrini Jakoben diktatoryası gerçekleştirdi. Jakobenizm, burjuva iktidarının ilk ve plebyen gerçekleşme yöntemi oldu. Burjuvazi, her yerde Jakobenizm korkusunu yaymayı, iktidarını güvence altına almanın en güvenilir yolu saydı.
Meşrutiyet İhtilalini gerçekleştiren Jön Türkler, içerdeki ve dışarıdaki karşıtları tarafından hep Jakoben olarak kötülendi. Meşrutiyet ihtilalinin görgü tanıkları şunları kaydediyor;
“ Hürriyet ilan edilir edilmez, gözler hür memleketlere çevrilmişti. Fransız ve İngiliz efkârı umumiyesinin bize müzaharat göstereceği ümit edilmişti. İlk günlerde oldukça sempati gösterilmişti. Fakat derhal yüksek siyaset ve entrika tesirini hissettirdi. Bütün dünya matbuatı Türk İnkılâbı ve İttihat ve Terakki aleyhine döndü. İttihat ve Terakki dar kafalı, Jakoben idi, Mutaassıptı. Zavallı ekalliyetleri (azınlıkları)Türkleştirmek istiyordu. İstiklal istiyordu. Memleketteki ecnebi hâkimiyetini yani kapütilasyonları kaldırmak istiyordu. Avrupa’nın bütün mali muhitleri bu cüretkâr gençler aleyhine dönmüştü.”
Lenin, Jakobenizm İşçi Sınıfını Korkutabilir mi? başlıklı yazısında, bir Rus tarihçisinden aktarma yapıyor; “Sovyetler ‘tüm iktidarı’aldıkları zaman iktidarlarının çok küçük olduğunu hemen anlayacaklar. Ve güç eksikliklerini Jön Türkler veya Jakobenlerin tarihçe sınanmış yöntemlerine başvurarak gidermek zorundadırlar. Bütün sorun bir daha gündeme gelince, onlar, Jakobenizme ve terörizme tenezzül mü edecekler, yoksa ellerini, bu işten, temiz mi tutacaklar? Asıl soru budur, birkaç gün içinde belli olacak”
İhtilalin, açılan bir küçük kapaktan, barajın tümüne sığmayacak bir kitlenin girmek istemesi ile başladığını anlatıyordu.
Büyük Fransız devriminde iktidarın asillerden burjuvaziye devrini Jakoben diktatoryası gerçekleştirdi. Jakobenizm, burjuva iktidarının ilk ve plebyen gerçekleşme yöntemi oldu. Burjuvazi, her yerde Jakobenizm korkusunu yaymayı, iktidarını güvence altına almanın en güvenilir yolu saydı.
Meşrutiyet İhtilalini gerçekleştiren Jön Türkler, içerdeki ve dışarıdaki karşıtları tarafından hep Jakoben olarak kötülendi. Meşrutiyet ihtilalinin görgü tanıkları şunları kaydediyor;
“ Hürriyet ilan edilir edilmez, gözler hür memleketlere çevrilmişti. Fransız ve İngiliz efkârı umumiyesinin bize müzaharat göstereceği ümit edilmişti. İlk günlerde oldukça sempati gösterilmişti. Fakat derhal yüksek siyaset ve entrika tesirini hissettirdi. Bütün dünya matbuatı Türk İnkılâbı ve İttihat ve Terakki aleyhine döndü. İttihat ve Terakki dar kafalı, Jakoben idi, Mutaassıptı. Zavallı ekalliyetleri (azınlıkları)Türkleştirmek istiyordu. İstiklal istiyordu. Memleketteki ecnebi hâkimiyetini yani kapütilasyonları kaldırmak istiyordu. Avrupa’nın bütün mali muhitleri bu cüretkâr gençler aleyhine dönmüştü.”
Lenin, Jakobenizm İşçi Sınıfını Korkutabilir mi? başlıklı yazısında, bir Rus tarihçisinden aktarma yapıyor; “Sovyetler ‘tüm iktidarı’aldıkları zaman iktidarlarının çok küçük olduğunu hemen anlayacaklar. Ve güç eksikliklerini Jön Türkler veya Jakobenlerin tarihçe sınanmış yöntemlerine başvurarak gidermek zorundadırlar. Bütün sorun bir daha gündeme gelince, onlar, Jakobenizme ve terörizme tenezzül mü edecekler, yoksa ellerini, bu işten, temiz mi tutacaklar? Asıl soru budur, birkaç gün içinde belli olacak”