Başkanlık sistemi referandum ve BDP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Başkanlık sistemi referandum ve BDP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Nisan 2013 Pazartesi

Demirtaş: Anayasaya Özerk Kürdistan yazsalar bile, başkanlık sistemine evet demeyiz


Anayasa çalışmalarına değinen Demirtaş, zamanın azaldığı ve çözüm süreci için bir “geçiş anayasası” yapılabileceğini söyledi
T24
BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Barış ile AKP’nin başkanlık s
istemi önerisi arasında hiçbir bağ yok. Barışın şartı başkanlık değildir. Anayasaya Özerk Kürdistan bile yazsalar otoriter bir başkanlık sistemine evet demeyiz” dedi.
Demirtaş, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Silahları gömün, mağaralara bırakın ve öyle gidin” sözlerine ilişkin olarak “teknik olarak mümkün değil ki” yorumunda bulundu.
Ankara-İmralı-Kandil arasında mektup trafiğine de değinen Demirtaş, “Mektup, işi yavaşlatıyor, ağırlaştırıyor. Kandil ile İmralı arasında doğrudan temasların olması lazım” dedi. Çözümün gerçekleşmesi için Türkiye’nin demokratikleşmesinin şart olduğunu söyleyen BDP Eş Başkanı, “Demokratikleşme çoktan başlamalıydı ama hükümet ciddi bir adım atmıyor” diye konuştu.

10 Şubat 2013 Pazar

Yeni Anasasa,Başkanlık Sistemi, Refarandum ve BDP‏

(Gruplara ve kişelere gönderdiğim yazılar:)
Şahin Alpay  Zaman
(... AKP’nin önerdiği hükümet sistemi biraz daha somutlaştı. 
Bu sistem, Başkan’a: 
1) Meclis’i fesih, 
2) ülkeyi kararnamelerle yönetme, 
3) üst düzey kamu görevlilerini, büyükelçileri ve bir kısım yargıçları, meclisin onayı olmaksızın atama yetkileri veriyor. 

Yargı ile ilgili düzenlemelere göre de Başkan: 
1) Kurulacak Temyiz Mahkemesi’nin üyelerinin dörtte birini atayacak (geri kalanını HSYK seçecek), 
2) HSYK’nın 7 üyesini atayacak (toplam 22 üyenin sadece 6’sı yargıçlar tarafından seçilecek), 
3) Anayasa Mahkemesi’nin 8 üyesini atayacak (toplam 17 üyenin geri kalanını da Meclis çoğunluğu seçecek). 
Yani, yargı organları üyelerinin çoğu, yargı mensupları tarafından değil, siyasi iktidar tarafından belirlenecek.
Anayasa Mahkemesi, başkanlık kararnamelerini denetleyemeyecek.Anayasa Mahkemesi’nde iptal davası ancak Başkan ya da 110 milletvekili tarafından açılabilecek...)
*****
Yukarıdaki alıntı Şahin Alpay'ın Zaman gazetesinde yayınlanan son yazısından bir bölüm.
Yazının devamında Bu Anayasa sadece Başbakan R.T.Erdoğanın ihtiyaçlarına cevap veriyor diye eleştiriliyor.

Meclisten çıkamayacağı kesin olan bu Anayasa'nın bu şekli ile BDP'nin desteği ile Referandumda kabul edileceğine inananıyor.
Bu durumda son açılım ve söylemlerle de yukarıda açıklanan şekli ile referandumun  kabulünün sağlanmasıının hedeflendiği açık.

BDP'nin olası bir referandumdaki tutumu sadece Kürt halkının değil tüm Türkiye halklarının belkide giderek tüm bölge halklarının kaderini belirleyecek gibi görülüyor.

Hatırlanacağı gibi 12 Eylül referandumunda 12 eylül darbecilerinin yargılanması yem gibi kullanılmıştı.
Oysa diğer yargılamaların dalga dalgal üzerine gidilirken (özellikle 28 Nisan) 12 Eylül sadece iki kişi ile sınırlı kaldı.
Şimdi de Kürt özgürlük hareketine zeytin dalı uzatılıp destek aranırken , eskiden "darbeci subayların savcısı" ıyken şimdi avukatı gibi davranılarak  o kesimlerinde desteği alınmaya çalışılıyor.

Sonuçta  bu referandum ile bu referanduma olası karşı çıkacakları "kürt özgürlük hareketi" ile karşı karşıya getirilip  pasifize edilerek  en azından, yargıda şimdiye kadar yapılan  değişikliklerde yeterli görülmeyip tamamı ele geçirilmek hedefleniyor.
Şahin Alpay'ın Zaman'daki yazısı için TIKLAYINIZ