Doğrudan Demokrasi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Doğrudan Demokrasi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Kasım 2016 Pazar

ÖRGÜTLENME, TANITIM BROŞÜRÜ, TÜZÜK AİDAT VE SİTE

Ali’nin hazırladığı “Tanıtım Broşürü” son şekli ile bir kez daha grupta görüşülerek, mutlak oluşturulmalı, katılımcıların oyuna sunulmalı, (bu oylama işini Ali arkadaşımız çok iyi yapıyor) oylamada, katılanların oybirliği hedeflenmeli bu sağlanamıyorsa ¾ çoğunlukla kabul edilip, olabildiğince yaygın dağıtımı yapılmalıdır.

Ayni süreç İ. Özkurt’un gruba sunduğu (varsa başka önerilerle birlikte) Tüzük içinde işletilmelidir.

19 Ekim 2016 Çarşamba

I-NEDEN DOĞRUDAN DEMOKRASİ?

Ali Ersin Gür 27.11.2015 Doğrudan Demokrasi, 
Yeryüzündeki tüm iktidarlar, kendilerine itaat edilmesini isterler. Daha doğrusu iktidarın var olması için itaat edenlerin yani nesneleşmiş bireylerin varlığı ilk koşuldur. Bu sağlandıktan sonra insanoğlu, mutlaka itaat edecek bir güç yaratır. Öyleyse iktidarı bir daha varolmayacak şekilde tarihe gömmenin yolu, nesneleşmiş bireyi yeniden kendi doğal dünyasına, özne birey düzeyine dönüştürmekle mümkün olacaktır. Bunu başarmanın yolu tüm bireylerin eşit hak ve sorumluluklarla donatılmasından geçmektedir. Bu sağlanmadığı müddetçe; toplumda "eşitler arasında daha eşit" veya "eşitler arasında birinci eşitin" varlığı kabul edildikçe, yöneten ve yönetilen ayrımı devam edecek, dolayısıyla da iktidar açık veya gizli bir şekilde varlığını koruyacaktır.

9 Ekim 2016 Pazar

DD DOĞACAK ÇOZUĞA İSİM

Ali Ersin Gür arkadaşımızın Ankara toplantısı için önerisindeki değimi ile "doğacak çocuğun ismi konulmalı" ve bir pusula edinilmesi için somut adımlar atılmalıdır”…. önerisi yaptı.
Bence de bu yapılmalı ayrıca DD hedefine varmak için takip edilecek (strateji) yol tartışılmalı. Ancak bunu kaç kişi ile yapılacak?
Az evvel baktım 840 üyemiz var. İzmir’e katılan üye sayışı verilmemişti. Ben Orhan’ın sunumundan, katkı sunan arkadaşın beş civarında olduğunu çıkardım üç eksik üç fazla çok şey değiştirmez.
Ben 26.09.2016 tarihinde grupta ki Demokratik Kitle Örgütlerine üye arkadaşlara,

29 Eylül 2016 Perşembe

DOĞRUDAN DEMOKRASİYE İSİM VE LEGO ÖNERİSİ

Barış, Bağımsızlık, Katılımcı Demokrasi, Sosyalizm ve sınıfsız, Sömürüsüz, Özgür, laik bir Dünya ve Türkiye için
DOĞRUDAN DEMOKRASİ HAREKETİ

Barış, Bağımsızlık, Katılımcı Demokrasi, Sosyalizm ve sınıfsız, Sömürüsüz, Özgür, laik bir Dünya ve Türkiye için

DOĞRUDAN DEMOKRASİ HAREKETİ

Barış, Bağımsızlık, Katılımcı Demokrasi, Sosyalizm ve sınıfsız, Sömürüsüz, Özgür,laik bir Dünya ve Türkiye için
DOĞRUDAN DEMOKRASİ HAREKETİ

Barış, Bağımsızlık, Katılımcı Demokrasi, Sosyalizm ve sınıfsız, Sömürüsüz, Özgür,laik bir Dünya ve Türkiye için
DOĞRUDAN DEMOKRASİ HAREKETİ

Barış, Bağımsızlık, Katılımcı Demokrasi, Sosyalizm ve sınıfsız, Sömürüsüz, Özgür, laik bir Dünya ve Türkiye için
DOĞRUDAN DEMOKRASİ HAREKETİ

Barış, Bağımsızlık, Katılımcı Demokrasi, Sosyalizm ve sınıfsız, Sömürüsüz, Özgür, laik bir Dünya ve Türkiye için
DOĞRUDAN DEMOKRASİ HAREKETİ






Barış,
Bağımsızlık,
Katılımcı Demokrasi,
Sosyalizm ve sınıfsız, Sömürüsüz,
Özgür, laik bir Dünya ve Türkiye için
DOĞRUDAN DEMOKRASİ HAREKETİ

11 Ağustos 2016 Perşembe

ALİ ARKADAŞA, TÜM GRUP ÜYELERİNE TÜM KATILIMCILARA GEÇMİŞTEKİ UYGULAMALAR, GÜNÜMÜZDE ve GELECEKTE DOĞRUDAN DEMOKRASİ

Grupla paylaştığın bu yazı dikkatle okunması ve daha iyi anlaşılabilmesi için üzerinde ciddi olarak tartışılması gerektiğine inanıyorum.
Ben bunu yeteri kadar yapabilecek miyim bunu şimdilik bilemiyorum. Ancak hepimizin yapması gerektiğine inanıyorum.
Şimdiye kadar beni tanıdığınız kadarı ile “yeni fikirlere” ve okuduğum her yazı ve kitaba “sorgulayarak, eleştirisel” yaklaştığımı biliyorsunuz.
Ali arkadaşımızla benin en ön plana çıkan en belirgin ortak yanımız bu eleştirel, sorgulayan yaklaşımımızdır.
Bunun için Ali’nin beni anlayacağına inanarak, ilerde olası yazabileceklerim saklı kalmak kaydı ile bazı eleştirel, sorgulayan katkılarımı sunarak bu tartışmayı başlatmak istiyorum.

DOĞRUDAN DEMOKRASİ NE KADAR UYGULANMIŞTIR.
Önce şunu belirtmeliyim Ali’nin bu yazıda verdiği örneklerin hemen tümü şimdilik Rojava hariç, başarısızlıkla sonuçlanmış uygulamalardır.
Rojava dahil Doğrudan Demokrasi “ne kadar uygulanıyor yada uygulanmışlar”. Bu iddia bana biraz zorlama bir yaklaşım gibi geliyor.

NESNEL VE ÖZNEL KOŞULLAR
Bence verilen örneklerin hiç birinde Doğrudan Demokrasiyi uygulamanın nesnel ve öznel koşulları yoktu.
1- Toplumsal gelişme çok geridir. Hemen hemen örneği verilen tüm ülkelerde kapitalizm henüz gelişim aşamasındadır. Kapitalizm, feodalizm den devir alınan devlet anlayışı ve toplumsal kültür içinde gelişmektedir.(biraz belki Fransa hariç) Feodalizmden devir alınan merkezi otoriter, militarist devlet ve kültür geçerlidir.
Özellikle işçi sınıfının ve emekçi halkın genel olarak tüm halkın eğitim düzeyi çok geridir. Genel olarak demokrasi, katılmcılık ve sorgulama kültürü hemen hemen hiç yoktur.

MERKEZİYETÇİLİK, ASKERİ DİSİPLİN, KURŞUN ASKER, PUTLAŞTIRMA
Mevcut tüm partilerin tamamında “merkeziyetçilik” ve “parti içi disiplin” “askeri disiplinle” eş değerdedir. Liderler ön plandadır sorgulanamaz, adeta putlaştırılmıştır.
Partinin ve devletin mutlak hakimidir.
Tek otoritedir.
“Kurşun asker” üye anlayışı en ön plandadır.
Buna Türkiye’deki mevcut ve geçmiş tüm örgütler dahildir.

LENİN’İN DEMOKRATİK MERKEZİYETÇİLİK İLKESİ
Bu nedenlerle bana göre Lenin’in demokratik merkeziyetçilik ilkesi hem o zamanki Rusya hem de birçok Avrupa ve dünya ülkesi için “devamlı geliştirilmesi gereken çok ileri bir aşamayı” ifade eder.
Maalesef bu ilke bu yönde geliştirilememiş bilakis derin dondurucuya konulmuştur. Bu da “sosyalizmin felaketi” olmuştur.
Bu gün için bu ilke yeterli değildir. Bunun “aşılması” gerektiğine inanıyorum.

HEDEFTE BİR, FARKLI GÖRÜŞLERİ BARINDIRAN KATILIMCI, DEMOKRATİK BİR PARTİ VE TOPLUM.
Günümüzde bireyin özgürlüğünü ve evrensel insan haklarını merkeze alan katılımcı ve denetime açık, hedefi Doğrudan Demokrasi ve sınıfsız toplum olan, bu doğrultuda ki farklı görüşleri bir arada tutabilen bir Katılımcı Demokrasi anlayışının geliştirilmesi ve içselleştirilmesi gerekmektedir.

ÖNCÜ PARTİ ÖNCÜ PARTİLİLER
Ayrıca Lenin’in öncü parti ve öncü partililer ilkesi hala geçerlidir. Buna dayatmadan ve zorlamadan uzak bir duruşu ifade eden “demokratik öncülük” eklenebilir.
Ali arkadaş bunu çok güzel anlaşılır bir tanımlama ile “öncü karıncalar” olarak ifade ediyor.

BİREYİN KENTLERDE MAHALLELERDE TÜM YURTTA “ÖZNE” DURUMUNA GELMESİ
2-Şuan haberleşme ve iletişim teknolojisi çok geridir. Toplumun örgütlenme, demokrasi ve genel kültürü çok geridir. Çoğunluk henüz “kul”, “ümmet” düzeyindedir. Bu egemenler tarafından daha da pekiştirilrmektedirler.

ÖZNE OLMAK SÜRECE KATILMAK
Benim Doğrudan Demokrasiden anladığım bireyin “özne” durumuna gelerek kendini doğrudan ilgilendiren ya da ilgi duyduğu bir konuda görüş oluşturulmasına ve karar alınmasına doğrudan katılmasıdır.
Örneğin bir ilçeyi baz alırsak seçmen sayısını 100 bin kabul edelim, bu süreçlere bu 100 kişinin katılması demektir.
İli baz alırsak İstanbul gibi bir İlde milyonlarca kişinin bu süreçlere katılmasıdır. Ülke çapında da bu böyledir.
İl Meclislerini, İlçe Meclislerini, İl Belediye meclislerini, İlçe Belediye meclislerini, Muhtarlıkları Mahalle Meclislerini, Okul Meclislerini
İşyeri Meclislerini, Sivil Toplum Örgüt Meclisleri bu sayıları çoğaltılabiliriz, düşünürsek.
Eğer tüm bu süreçlere halkın her bireyi bizatihi kendisi doğrudan katılacaksa bu insanlar ne zaman çalışacaklar ne zaman okuyacaklardır ve dinleneceklerdir?

LİYAKAT, USTALIK, BİLGİ BİRİKİMİ, DENEYİM NE OLACAK?
Ayrıca yıllarca Üniversite okuyarak mastırlar yaparak, cilt cilt kitaplar okuyarak ve bir işte uzun uzun yıllar çalışılarak elde edilebilen deneyim, ustalık, bilgi birikimi ve liyakat ne olacaktır? Tüm bunları çöpe mi atacağız?
Ayrıca böyle hele Türkiye gibi “parçalara bölünmüş” çeşitli siyasal partilerde militanlaşmış kitlelerin olduğu toplumlarda bu “meclisler ne yönde karar üretirler” !?
Bütün bu siyasal görüşler hem de örgütlü olarak bu meclisleri kuşatmayacaklar mı?
Ayrıca var olan sistem içinde egemenler neden bunlara hayat hakkı tanısınlar.
İşte Kürt illerinde yaşadıklarımız.
“Yada Paralel Devlet” suçlamasıyla saldırıya geçecekleri çok muhtemeldir.

BEKLEYEN TEHLİKE ÇOĞUNLUKÇULUKTUR
Varsayalım ki bu meclisleri böyle kitleselleştirerek hayata geçirebildik.
Bunun pratik sonucu ne olur?
Ben bunları, var olan siyasi günün şartlarında milliyetçi, dinci siyasal partilerin kontrolünde çoğunluğun hegemonyasına (çoğunlukçuluğa) yol açar azınlık hakları yok edilir diye dillendirdim ve sorguladım
Bunlar benin cevap aradığım sorular. Grupta birkaç kez dile getirdim bazı arkadaşlar birkaç kelime ile bazen birazda suçlayıcı ifadelerle geçiştirdiler. Diğer katılımcılardan da bu gönde bir istek ve sorgulama gelmedi.

SINIFLARIN ERİMESİ, BELİRGİNSİZLEŞMESİ, ÇOK İLERİ TEKNOLOJİ VE
AKILLI MAKİNALAR.
Ben kendimce şöyle bir yanıt buldum.
Doğrudan Demokrasi, teknolojinin ve toplumsal genel kültürün çok ileri geliştiği, sınıfların eridiği, belirginsizleştiği, sınıfsız topluma geçişin bir ön aşamasında ancak kusursuz uygulana bilir.
Bu aşamada toplumun eğitim, demokrasi, katılım ve denetim bilinç düzeyi çok gelişmiştir. Nerdeyse eşitlenmiştir.
Üretimin tamama yakını kol emeği kullanılmadan akıllı makineler tarafından yapılmaktadır.
Gelişmiş elektronik beyinler (Bilgisayarlar) insan adına birçok şeye karar verir her şeyi planlar duruma gelmiştir.
Veya her hangi bir konuda halka birkaç seçenek sunar duruma gelmiştir ve kitleler bir tıkla karara ve karar alma sürecine katılabilir.
İnsanların bilgiye ulaşmanın önündeki tüm engeller de artık kaldırılmıştır.
İşte benim anladığım doğrudan demokrasi budur.

Kıbrıs Sosyalist Partisi III. Olağan Kongresi Karar Tasarısı 10


-I-

Doğrudan demokrasi ve komünizm

i)Üretim ve dağıtım hem tek tek birimlerde hem de ülke çapında bilgisayarlaştırılacak. Böylece üretim ve dağıtımın tam otomasyonu ve sürekliliği elde edilecek. 

ii)Tek tek birimlerdeki bilgisayarlar bir merkezi bilgisayara bağlanacak. Böylece üretim ve dağıtımın sürekli ve otomatik olarak kayıt edilmesi elde edilecek.
iii) Ülke çapındaki üretim ve dağıtım sürekli ve otomatik olarak kayıt edileceği için, üretim ve dağıtımın sosyalizmin temel yasasına ve dengeli üretim yasasına uygun şekilde planlanışı mükemmelleşecek.

iii)Toplumun şu veya bu alanında çalışan işçiler haline gelen vatandaşlar bu merkezi bilgisayara kendi bilgisayarları üzerinden bağlanacak. Böylece üretim ve dağıtım hakkındaki tüm bilgilere ulaşacak.

iv) Yukarıdaki yapılanma sağlık, eğitim, sanat ve müzik, eğlence ve sportif faaliyetlerimiz için gerekli her şeyin üretimi ve tüketimi için de elde edilecek. 

v) Yukarıdaki yapılanma emperyalist çember sürdüğü müddetçe ülke savunması için gerekli olan askeri hizmetler, istihbarat hizmetleri ve mahkemeler için gerekli her şeyin üretimi ve tüketimi için de elde edilecek.

vi) Böylece, tüm vatandaşlar toplumun elindeki tüm imkânları bilecek, bu imkânların nasıl kullanıldığını görecek, ortak ve bilinçli sonuca varmak için bu imkânların nasıl kullanılması gerektiği hakkında görüşlerini ortaya koyacak. 

vii) Emperyalist çember sürdüğü müddetçe bu görüşler emperyalist barbarlara karşı gizliliğin nasıl ele alınması gerektiği ve nasıl uygulanması gerektiği konusunu da içerecek.

vii) Tüm vatandaşlar ortak varılan sonuca uygun olarak, yapılması gereken işleri yapmak için şart olan bilinçli iş bölümüne uygun olarak payına düşen işi yapacak ve böylece topluma karşı görevini yerine getirecek. 

viii) Toplumsal yaşamın bütün alanlarını kapsayan yukarıdaki türden bir örgütlenme siyasi bir şekil olarak sürdüğü müddetçe tüm vatandaşların doğrudan katılımıyla oluşan bir hükümet şeklini, doğrudan demokratik hükümet şeklini, onun siyasi bir şekil olarak yok olmak üzere olan en mükemmel şeklini temsil eder.

ix) Yukarıda bahsi geçen toplumsal yapılanmanın, mükemmel şekliyle doğrudan demokratik hükümetin elde edilmesi için tüm üretim araçları tüm vatandaşların ortak mülkiyeti olmalıdır. Bu dönemde ortak mülkiyet şekli mülklerin ortak devletin, doğrudan demokratik devletin mülkiyeti şeklinde olacaktır.

x) Emperyalist çember sürdüğü müddetçe, üretim, dağıtım ve diğer alanlardaki tüm mülklerin ortak mülkiyeti doğrudan demokratik devletin ortak mülkiyeti olarak elde edildiğinde, tüm kolektif zenginlik kaynakları daha bol aktığında ve "herkesten yeteneğine göre, herkese gereksinmesine göre! " prensibinin uygulanabildiğinde komünist toplum elde edilmiş olacaktır. Bu şartlarda doğrudan demokratik devlet ve hükümet ve de ülke savunmasıyla bağıntılı kurumlar varlıklarını sürdürecektir.

xi) Emperyalist çember kırıldığında, komünizmin dünya çapından zaferine doğru kesin adımlarla yüründüğünde, komünizmin inşa edildiği ülkelerde doğrudan demokrasi bir devlet ve hükümet türü olarak yok olacak, siyasi yapılanma yok olacak, dolayısıyla da ortak mülkiyet için büyük ihtimalle merkezi planlama örgütü mülkiyeti ortaya çıkacaktır. Çalışan insanlardan oluşan toplum, doğrudan demokrasi döneminden edindiği tecrübeler ve alışkanlıklarla ve siyaset dışı yapılanmasıyla üretim ve dağıtımı örgütleyecektir.

-II-

Doğrudan demokrasinin mükemmel şekline geçiş

i) Doğrudan demokrasinin mükemmel şeklinin inşası için bir geçiş döneminin gerekli olduğu gelişim teorisiyle tanışık olan herkesin malumdur. 
Ortak mülkiyetin farklı türlerinin bir tek şekil alarak doğrudan demokratik devletin mülkiyetine dönüştürülmesi; bunu mümkün kılacak olan tüm alanlardaki üretim ve dağıtımın bilgisayarlaştırılması ve böylece otomatikleştirilmesi ve süreklileştirilmesi; vatandaşların her gün 4 saat yerel ve merkezi devlet işleri yaparak hükümeti yönetir hale gelmesi; böylece vatandaşların kültür seviyesinin muazzam artışı vb., vb., tüm bunların elde edilmesi kesin olmayan bir zaman dönemine tekabül eden bir geçiş dönemini gerektirir. 

ii) Bu geçiş döneminde devletin bir proletarya diktatörlüğü devleti, doğrudan demokrasi devletinin proletarya diktatörlüğünün en mükemmel şekli olacağı açıktır.
Bu geçiş döneminin ne kadar uzun ve ne kadar kısa olacağı doğrudan demokratik iktidarın kurulduğu ülkelerde emperyalizmin ne kadar yıkıma yol açtığı, ülkenin elinde doğrudan demokrasiyi inşa için gerekli ne kadar imkanlar bulunduğu ve bu inşa süresinde emperyalistlerin yıkıcı faaliyetlerinin ne kadar etkili olduğuna bağlıdır. Bu aynı zamanda ülkeyi yöneten komünistler ve halkın bilinç ve kararlılık seviyelerine, onların fedakârlık seviyelerine de bağlıdır. 

iii) Bugüne kadar geçiş döneminin devlet ve hükümet şekilleri olarak iki temel tür bilinir. Bunlar Sovyet devleti ve halk demokrasileridir.
Bugüne kadar geçiş dönemi hükümetlerinin oluşumu için iki temel yöntem bilinir. Ekim devriminin silahlı ayaklanma ve iç savaş yöntemi, halk demokrasilerinin demokratik ortamda seçimleri kazanarak halk demokrasisi devletini ve hükümetlerini kurma yöntemi.

iv) Sonuncu yöntem esas olarak gerici güçlerin yıkılması ve Kızıl Ordunun hâkimiyetinin sağladığı demokratik ortamda hayat bulmuştur. Fakat bu yöntem II. Dünya Savaşı sonrası demokrasi fikrinin yaygınlık kazandığı dönemde, toplumun, işçiler başta olma üzere tüm demokratik güçlerinin Nazizme, Faşizme ve Japon emperyalizmine karşı savaşta güçlü konumlar elde ettiği tüm ülkelerde bir mücadele yöntemi olarak önerilmiştir. Demokrasiyi, yani işçilerin ve köylülerin iktidarını kurma yöntemi olarak demokrasi düşmanı burjuvaziye ve feodal güçlere karşı, onların iktidarını devirme yöntemi olarak önerilmiş ve kullanılmıştır. Tabii ki bu yöntem ilk olarak İspanya’da ortaya çıkmıştır. İspanya Cumhuriyeti'nin kuruluşu, cumhuriyetin faşist isyancılara ve onların enternasyonal arenadaki faşist işbirlikçilerine karşı korunması, yani iç savaş dönemi bu yöntemin ilk ortaya çıktığı ve zaferler kazandığı bir dönem olmuştur.

v) Bu yöntem daha sonraki süreç içinde genellikle yenilgiye uğramıştır. Şili’deki muzaffer dönemi de yenilgiyle sonuçlanmıştır ve tüm bu yenilgiler dünyanın demokratik, barışsever ve komünist güçlerinin emperyalizmin gerici güçlerine karşı verilen mücadelede ancak ve ancak komünizmi inşa etmekte olan bir Sovyetler Birliği etrafında kenetlenerek muzaffer olabileceği gerçeğini sergilemiştir. Sovyetler Birliği'nin komünizmi inşadan uzaklaştırılması, kapitalizmi restorasyonu yönünde adımlar atması, dünya emperyalizmiyle onu yok etmek amacıyla mücadele yerine ona uymak siyaseti gütmesi bu yöntemin uygulandığı tüm ülkelerde muazzam yenilgilere yol açmıştır. Hepimizin malumudur ki ve her ne kadar bazıları sorunun bu yöntem olduğunu ilan etseler de kendilerinin sözde devrimci yöntemleri de aynı nedenlerle yenilgiyle hem de daha çok zararlara yol açmış ve de açmakta olan yenilgilerle sonuçlanmıştır. Sovyetler Birliği'nin kaybının komünistler ve tüm insanlık için anlamı yenilgiler dönemi olmuştur.

vi) Şimdi bu yenilgiler dönemine son verme dönemi başlamıştır.

-III-

İşçilerin ve tüm halkın iktidarının şekli ve bu iktidarın hazırlanış şekli olarak doğrudan demokrasi.

i) Tıpkı Halk Demokrasisi gibi, Doğrudan demokratik iktidar sadece sosyalizmi inşa aşamasındaki ülkelerde işçilerin ve müttefiklerinin proletarya diktatörlüğü olan iktidar şekli değildir. Tıpkı Halk Demokrasisi gibi, Doğrudan demokrasi sosyalizm inşası öncesi aşamada olan ülkelerdeki işçilerin ve müttefiklerinin işçi köylülerin devrimci diktatörlüğü olan bir iktidar şeklidir de. Dahası, Doğrudan Demokrasi Kapitalizm öncesi şartlarda yaşayan ülkelerde de halkın ülkelerini yönetmekte kullanabileceği mükemmel bir iktidar şekli sunmaktadır.
Bu, demokrasinin esas anlamının, özünün halkın iktidarı olmasından kaynaklanır ve doğrudan demokrasinin bu esasının, bu özün kendini ortaya koymasını kaçınılmaz kılan bir şekli halka sunmasından kaynaklanır.
Yani Doğrudan demokrasi iktidarının ekonomik, sosyal ve politik içeriğini söz konusu ülkenin ekonomik ve sosyal gelişme seviyesi belirleyecektir.

ii) Kaçınılmaz olarak bir halk demokrasisi olan Doğrudan Demokrasi iktidarında doğrudan demokrasinin uygulanış şekilleri, genişliği ve derinliği pek çok faktör tarafından belirlenecektir. 
Komünistler her zaman ve her şart altında öneri ve faaliyetlerinin mümkün olan en geniş ve en derin bir doğrudan demokratik şekle yol açması için çalışmalılardır. Doğrudan demokratik uygulamalar ne kadar yaygınsa, doğrudan demokratik uygulamalar ne kadar derinlik gösterirse işçilerin zaferi, halkın zaferi de o kadar garantilenmiştir demektir.

iii) Doğrudan demokratik iktidarı demokratik yöntemlerle elde etmek için en önemli faktör işçilerin ve müttefiklerinin kendi kitlesel, demokratik örgütlerinde, kendi haklarını korumak ve geliştirmek için oluşturdukları örgütlerinde doğrudan demokratik yöntemleri en geniş bir şekilde ve her geçen gün daha da gelişen ve derinleşen bir şekilde uygulamasıdır.
Sendikalarda işçilere, çeşitli meslek örgütlerinde memurlara, esnaflara, zanaatkârlara, profesyonellere, aydınlara, köylülere, yani örgüt üyelerine, örgüt yöneticililerinin örgütün faaliyetleri hakkında sürekli rapor vermesini, doğrudan demokrasi geliştikçe bu rapor vermenin an be an olan sürekli bir faaliyet haline gelmesi bu uygulamalardan biridir.
Örgüt yönetiminin örgüt üyeleri adına karar almasının gereksiz hale gelmesi, alınması gereken her kararın tüm örgüt üyelerine sunulması, her kararın demokratik olarak ve tüm üyeler tarafından alınması bu uygulamalardan biridir. Üyelerin ücret ve maaşlarının belirlenmesinde, ürünlerin fiyatlarının belirlenmesinde, greve gitmek, grevi sona erdirmek, boykota gitmek, boykotu sona erdirmek vb. konularda bu yöntemin gerekliliği ve de devrimci karakteri herkes tarafından kavranabilir. 
Bu fikirlerin savunulması ve bu konularda atılacak adımlar, örgüt yönetiminin genellikle patronlarla ve burjuva hükümetlerle uyum halinde ve üyelerin zararına olan kararlar aldığı mevcut anti-demokratik mekanizmanın yıkılmasına yol açacaktır. Bu mekanizmanın doğrudan demokratik bir mekanizmayla değiştirilmesine, tüm bu örgütlerdeki geri ve gerici yöneticilerin, mevcut düzenle uyumlu çalışan yöneticilerin yenilgisine, örgüt üyelerinin çoğunluğunun çıkarını yansıtan yönetimlerin oluşmasına yol açacaktır. Ve bu yönetimlerin doğrudan demokrasiyi her geçen gün geliştirmesini ve süreç içinde tüm üyelerin doğrudan örgütün yöneticileri haline gelmesini sağlayacaktır.
iv) Bu örgütlerin doğrudan demokrasi uygulayan örgütler haline gelmesi, yani sınıf örgütleri haline gelmesi, yerel ve milli çaptaki seçimlerde de seçmenin çoğunluğunu oluşturan bu örgütlerin üyelerinin seçimleri de kazanması ve parlamento ve hükümete kendi temsilcilerini göndermesi anlamına gelecektir. 
Ve doğrudan demokratik iktidar olan halk demokrasisi de bu şekilde ve demokratik yöntemlerle kurulacaktır. 
Sınıfsal temellerini yansıtacak olan doğrudan demokrasi uygulayan belediyeler, muhtarlıklar ve hükümetler kaçınılmaz olarak anti-emperyalist birleşik cephe hükümeti programını, partimizin programını hayata geçirecektir.

v) İşçilerin düşmanları, halkın düşmanları açıktır ki doğrudan demokrasinin uygulanmasını sabote etmek, onu uygulanamaz kılmak, onu yenilgiye uğratmak için çeşitli yöntemler geliştirecek ve de uygulayacaktırlar.
Örgütlerde kendi fikirlerini oylamaya sunacaklar, komünistlerin fikirlerinin oylanmasını, üyelerin kendi bağımsız fikirlerini oluşturmasını önlemeye çalışacaklar, doğrudan demokrasiyi kısa bir dönem için ve kendi rakiplerini yıkmak için kullanmak isteyecekler, ondan sonrada uygulanmasını imkânsız ilan edip çöpe atacaklar vb. vb.
Ve tabii ki tüm bunlar yine de doğrudan demokrasiye karşı şiddet içermeyen yöntemlerdir. Doğrudan demokrasinin düşmanları, doğrudan demokrasinin uygulanmasını önlemek için bu fikri yayan komünistlere ve tüm demokrasi seven kişi ve kesimlere karşı katliamlara kadar varan açık terörist yöntemler uygulayabilirler. Doğrudan demokrasinin gelişmesi bu gerici kesimleri kaçınılmaz olarak köşeye sıkıştırır. Sınıf mücadelesi her geçen gün sertleşir. İşçiler doğrudan demokrasinin uygulanmasında ne kadar muzaffer olurlarsa, işçilerin demokrasi ve barış müttefikleri ne kadar muzaffer olurlarsa gerici kesimler de o kadar vahşileşirler. Bunu önlemek ve frenlemenin yolu doğrudan demokrasiyi mümkün olan en kısa sürede ve mümkün olduğunca yaymaktır.

vi) Biz tıpkı işçilerin sendikalarında ve halkın diğer kesimlerinin demokratik örgütlerinde olduğu gibi burjuva şartlarda belediyeleri doğrudan demokratik yöntemlerle yönetmeye talibiz. Merkezi hükümette çoğunluğu elde edemezsek, ama bir belediyede çoğunluğu elde edersek orada doğrudan demokrasi uygulayacağız, hem de doğrudan demokrasiyi genişleterek ve yaygınlaştırarak.
Belediye seçimleri sonrası doğrudan demokrasinin internet üzerinden uygulanmasının şartları mevcut olmayacaktır. O halde acilen belediyenin tüm imkânları belediyede yaşayan tüm bireyleri internete bağlamaya ve onların her birine oylamaya katıldıklarında oylamanın sahteleştirilmesini önleyecek özel kodlar vermek dâhil çeşitli tedbirlere sahip bir internet üzerinden oylama sisteminin kurulmasına yöneltilecektir. Bu sistem kuruluncaya kadar ister istemez doğrudan demokrasi için başka yöntemler, mesela karar almak için en yaygın yerel örgütler (mahalle örgütleri vb.) kurmak, yerel örgütlerde mümkün olan en sık toplantılarda seçmene rapor vermek ve karar gerektiren konuları sunmak ve oylattırmak yöntemleri kullanılacaktır. Internet sistemi kurulur kurulmaz da internet üzerinden oylama sistemine, tüm belediye çapında oylama sistemine geçilecektir.
Bu söz konusu belediye sınırları içerisinde doğrudan demokrasinin internet üzerinden uygulanması yönünde büyük bir adım olacaktır. Bununla birlikte belediyenin tüm hesapları, geliri ve harcamaları tek bir kuruşuna kadar internet üzerinden ulaşılabilen bir siteye konacak ve belediyenin gelir ve giderleri hakkındaki tüm bilgiler seçmene sunulacaktır. Gerek internet üzerinden oylama öncesi yerel örgütlerdeki oylamalarda gerekse ve bilhassa internet üzerinden oylamalarda seçmen alacağı karara bu bilgiler ışığında varacaktır. Bu da doğrudan demokrasinin internet üzerinden uygulanması yönünde büyük bir adımı temsil edecektir.

Ve bu iki noktada burjuva şartlarda doğrudan demokrasinin internet üzerinden uygulanmasının karşılaştığı sorunlar da görüle bilinir.
Birincisi gelirlerle ilgilidir. Seçmenin kararları gelir gider dengesiyle bağıntılı olacağından ve de gelirlerin kontrolü bir yandan merkezi hükümetin elinde olacağından ve öbür yandan yerel vergi veren iş yerlerinin (iş adamlarının) ellerinde olacağından gelirler tamamıyla burjuvazinin kontrolünde olacaktır. Ve onlar bu gelirleri kısacaklardır. Ve de saklayacaklardır -özel, bireysel olduğundan dolayı gelirin gizliliğinden tutunuz, bin bir diğer yöntem ve bahaneler kullanılacaktır. Bu şartlarda işte doğrudan demokrasi kendi gücünü gösterecektir. Seçilmiş yöneticiler olarak yoldaşlarımız içine düşülen durumu seçmene hızla rapor edebilecek ve kendilerinin bu konuda karar alması gerektiğini onlara aktarabilecektir -alacakları kararların sonuçlarını da ortaya koyabilecektir. Merkezi hükümet daha çok katkı yapmayı kabullenmezse, yerel burjuvalardan daha çok vergi toplanması ret edilirse, kaçınılmaz olarak belediye geliri azalacak, belediyenin yapabileceği işlerin miktarı azalacak, vereceği maaşlar ve ücretler üzerine baskı kurulmak istenecektir ve bu doğrudan bir sınıf mücadelesi olarak doğrudan seçmenlere sunulabilecektir.

Onlar mücadeleyi geliştirmek kararı alırlarsa sınıf mücadelesi büyüyecek ve kaçınılmaz olarak merkezi hükümetin kararlarının reddi anlamına gelecektir. İş kızışacaktır. Ve bu kızışma tüm belediye seçmenine karşı olacaktır. Seçmen işleri kızıştırmak istemez ise sınıf mücadelesi yatışacaktır, ama bu da çok sürmeyecektir. Merkezi hükümet ve burjuvalar seçmeni para ve hizmet bolluğuyla satın almaya ve susturmaya muktedir olmadıkça bu işler olduğu gibi kalmayacaktır. 

Ve işte doğrudan demokrasinin devrimci karakteri burada kendini ortaya koymaktadır. Doğrudan demokrasi seçmenleri birleştirme aracıdır. Burjuvaziyi paramparça etme aracıdır. Doğrudan demokrasi örgütlenmek ve zafer aracıdır! Derhal kullanılmalıdır!
İkincisi seçmenlerin belediye hakkında her şeyi bilmesi ve onları bilerek karar alması için gerekli olan zaman ve imkân sorunudur. Internet sistemi kurulduktan sonra seçmenler hemen şu sorunlarla karşılaşacaklardır. Bilgiler ortada ve oylama imkânı var ama o bilgileri kim ve nasıl inceleyecek ve ne zaman inceleyecek ve ne zaman ve nasıl kullanacak. Tüm bunlar zaman ve interneti kullanmayı ve hesap yapmayı vb. bilmeyi gerektirir. O halde? O halde seçmen 4 saat hükümet etmek için, belediye işlerine bakmak için zaman ve bunları yapacak bilgi talep etmek zorunda kalacaktır. Biz tabii ki onlara böyle bir zamana olan ihtiyaçlarını öğretmek için elimizden geleni yapacağız. Onların bu zamanı elde etmek için ne yapacakları onların bileceği bir şeydir, ama onların bu zamanı merkezi hükümetten ve patronlardan talep edeceklerini düşünmek için her şey vardır -eğer doğrudan demokrasi uygulayacak bir partiyi belediyenin başına geçirdilerse! Günlük işlerinde 4 saat çalışarak aynı geliri elde etmek zorunda kalacaklardır ki 4 saat te belediye işlerine zaman ayırabilsinler! Vb.

Yani bizim doğrudan demokrasinin internet üzerinden uygulanmasının burjuva şartlarda uygulanmayacağı tespitimiz doğrudan demokrasinin mükemmel şekliyle bağıntılıdır ve doğrudan demokrasinin mücadele aracı olarak kullanılması konusunu incelemez. Hâlbuki ve görülmektedir ki doğrudan demokrasi bize muazzam bir mücadele aracı sunmaktadır ve bu kullanılmayarak çarçur edilmektedir. Sınıf mücadelesine zarar verilmektedir. Bir yandan demokrasi yaygarası için burjuvalara alan açılmakta öbür yandan burjuvaziyi devirme aracı olarak demokrasi ve hele onun doğrudan demokrasi şeklinin nasıl kullanılacağına kafa yorulmamaktadır. Bu duruma son verilmelidir.

vii) Genel seçimlerin kazanılması ve sonrasında doğrudan demokrasinin hükümetinin kurulması sürecinde de benzer sorunlar ortaya çıkacaktır ve tüm bunlar burjuvazinin mülksüzleştirilmesini zorunluluk olarak ortaya koyacaktır. Bizzat bizim kitlelere burjuvazinin mülksüzleştirilmesinin gerekliliğini anlatmamız olayı bizzat kitlelerin doğrudan demokrasi hükümetinden doğrudan demokrasiyi engelleyen burjuvazinin mülksüzleştirilmesi talebine dönüşecektir. Bizzat kitleler bu mülksüzleştirmeyi talep edecektir.

Yeter ki burjuvaları örgütlerimizle kuşatalım.
Bu arada burjuvazi şiddete başvurmayacak mı?
Vurabilir ve buna hazırlanmanın yolu örgütlenmekten geçer. İşçilerin örgütü yoksa hiçbir şeyi yoktur ve ama işçiler doğrudan demokrasi ile kendi örgütlerine sahip olabilirler.

https://www.facebook.com/groups/1545789075633995/1754725454740355/?comment_id=1754776388068595&notif_t=like&notif_id=1470862312458197

30 Haziran 2016 Perşembe

25.06 .2016 ANKARA SOHBETİNE DAİR

Saadet Fırat Yakut  Facebook Doğrudan Demokrasi
Aynılıklarımız ve farklılıklarımızla biraraya geldiğimiz grup sohbetinde ülke gündemi, dünyadaki siyasi, toplumsal değişim süreçleri ile doğrudan demokrasiye dair görüşlerin dile getirildiği verimli bir sohbet ortamı olmuştur.
Katılımcı arkadaşlar , son zamanlarda daha da yoğunlaşarak artan ,endişe verici gelişmeleri , her gün bir önceki güne göre daha da kötüye giden toplumsal ve siyasal hadiseleri farklı açılardan ele alarak bunlar üzerine durum analizleri yapmışlardır .
Yönetici gücün her fırsatta "sandık " "sandık " deyip demokrasi vurgusu yapmasına rağmen, bugünkü siyasi otoritenin bir demokrasi başarısı ile değil, emperyalizmin bu ülkeye bir hediyesi olduğu dile getirildi .

27 Mart 2016 Pazar

GÜNCEL POLİTİKA ve TEOERİK TARTIŞMALAR ya da YENİ AÇILIMLAR. “ÖNCÜ KARINCALAR”

Çetin Serfidan 25.03.2016 DD Facebook

Ali hocam, Benim,
"...Ben de binlerce yıl sonrasının "TOPLUM DÜZENİ" için bu günden "O TOPLUMLAR İÇİN" öngörüler de bulunmanın "TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ" yapmak olur…” cümlesin de bir kelime eksik yazmışım.
Eğer CÜMLE “KESİN öngörüler de bulunmanın” şeklinde olsaydı sanırım maksadım daha iyi ifade edilmiş olurdu.
1900 ler den günümüze olan teknolojik ve sosyal değişimleri bir düşünelim.

Dünyada bugün, o günlerin feodaliteden kaçmış kentlerde proleterleşmiş işçileşmiş, her türlü sosyal güvenceden yoksun özellikle çocukların ve kadınların günde 16-20 saat bir sefalet yuvası olan gettolarda barındırılan, karın tokluğuna çalıştırılan hani o ZİNCİRLERİNDEN BAŞKA KAYBEDECEK BİR ŞEYLERİ OLMAYAN işçi sınıfından ya da proletaryadan bahsetmek mümkünümdür?

Bu nedenlerle de DÜNÜN DOĞRULARIYLA  BUGÜNLERİ ANLAMAMIZ VE BUGÜNLEREDE BİREBİR UYGULAMAMIZ olanaksızdır.

22 Mart 2016 Salı

DEMOKRASİ ve GELİŞMİŞLİK

Bu kadar sığ ve kafası karışık insanın bir araya geldiği bir başka ülke var mı?
Çetin Serfidan  21.03.2016 DD facebook

Ne yazık ki toplumsal gelişmenin henüz bu aşasındayız.
Yerleşik ve üretebilen bir düzene geç geçen, göçer,avcı ve toplayıcı toplumların kaçınılmaz kaderi bu.
Afrika, Amerika ve Arap toplumları "kabile" ve "Aşiret" düzeyini aşamayan yada geç aşan yoplumlar bu kaderi yaşıyorlar.

24 Aralık 2015 Perşembe

DOĞRUDAN DEMOKRASİ

Doğrudan demokrasi, yeni bir siyasal ve toplumsal yaşamı hedefleyen, mevcudun dışında farklı bir yaşam kültürünü gerektiriyor. Tiranın yada liderin "her şeyi en doğru ben bilirim" anlayışının aksine herkesin bir çok şeyi en az benim kadar bildiğinin kabulü temeline dayanır. Bu yüzden de her şeye "ben karar veririm" anlayışı yerine "birlikte karar verelim" anlayışını savunur.
Öte yandan toplumu oluşturanlar; lider, şef veya tirana körü körüne itaat ve iradesini onun keyfi yönetimine tabi kılmak yerine kendi bugünü ve yarını hakkında kendisinin karar verdiği özgür, özne ve denk bireylerden oluşmuş bir toplumsal yaşamı inşa etmek için çaba sarf ederler.
Bugün için doğrudan demokrasi, dipten gelen dalga misali geleceğin demokrasisidir. Halkın kendi kendisini yönetmesidir, özyönetimdir.

27 Kasım 2015 Cuma

I-NEDEN DOĞRUDAN DEMOKRASİ?

Ali Ersin Gür  27.11.2015 Doğrudan Demokrasi
Yeryüzündeki tüm iktidarlar, kendilerine itaat edilmesini isterler. Daha doğrusu iktidarın var olması için itaat edenlerin yani nesneleşmiş bireylerin varlığı ilk koşuldur. Bu sağlandıktan sonra insanoğlu, mutlaka itaat edecek bir güç yaratır. Öyleyse iktidarı bir daha varolmayacak şekilde tarihe gömmenin yolu, nesneleşmiş bireyi yeniden kendi doğal dünyasına, özne birey düzeyine dönüştürmekle mümkün olacaktır. Bunu başarmanın yolu tüm bireylerin eşit hak ve sorumluluklarla donatılmasından geçmektedir. Bu sağlanmadığı müddetçe; toplumda "eşitler arasında daha eşit" veya "eşitler arasında birinci eşitin" varlığı kabul edildikçe, yöneten ve yönetilen ayrımı devam edecek, dolayısıyla da iktidar açık veya gizli bir şekilde varlığını koruyacaktır.
Her türlü iktidarın temelinde eşitsizlik yatar. Zira eşit özne bireylerden oluşmuş bir toplumda kişi ancak kendi rızasıyla ve istediğinde geri almak koşuluyla hak ve yetkilerini bir başkasına geçici bir süre için devredebilir. Ki burada söz konusu olan ve dikkat edilecek husus, yetki gaspı değil; gönüllülüğe dayalı bir yetki devrinden söz edilebilir. Kaldı ki bu durumda yetki devredilen kişi veya kurum, kendisine yetki verenlere karşı sorumludur ve onların denetimini peşinen kabul eder. Oysaki çağımızda hala hüküm süren tüm irili ufaklı iktidarlarda alenen bir yetki gaspı söz konusudur. Bu husus değişik biçimlerde maskelenmiş olsa da çağımızdaki tüm iktidarlar, kendisine ait olmayan bir takım hak ve yetkileri zorla başkalarının elinden alarak kendilerini var etmişlerdir ki itirazımız da bunadır.

2 Temmuz 2015 Perşembe

Ekim devrimi, Reel Sosyalizm ve Çöküş

Saffet Bilen 02.07.2015  DD Facebook
Sovyet Birliğinin kendini dağıtması, kendi üzerinde yapılan tartışmaları bırakın çözmeyi, daha karmaşık bir hale getirdi. Bu yazıyı, tartışmaya giriş çabası olarak değerlendirmekte ve devam ettirmekte de yarar var. 
Sovyetler de ne oldu tartışması iki ayrı dönemde ele alınmalı bence. 
Bunlardan birincisi; sınıflı topluma, Çarlığa isyan ve devrim dönemidir. Bu dönemin ve devrimin ortaya çıkardığı en önemli sonuç; bir sınıf olarak burjuvazinin zor yoluyla tasfiye edilebileceği, sömürenlerin alt edilebileceğini ve insanlığın kapitalizme mahkum olmadığını açık olarak göstermesidir. Açıkçası umuttur. Ve hiçte yabana atılacak bir kazançta değildir. 
İkincisi ise, yıkılanın yerine kurulan sistemin tartışılmasıdır. Bu iki dönemi keskin çizgilerle birbirinden ayırabilir miyiz? Bu zor, ama birebir örtüşen olaylar zinciri olarak da değerlendirilemezler. 
Ne dediğimi şöyle açayım; 

27 Haziran 2015 Cumartesi

Devrimci Duruş...

 
MuraT Çolak  26.06.2015  Doğrudan Demokrasi  Facebook

Doğal, toplumsal ve düşünsel sürecin değişken momentler üstüne kurulu olduğu yadsınmaz bir gerçektir. Tarihsel olarak yadsınmanın yadsınmasını vurgulamak istiyorsak bu da toplumsal-siyasal tüm etkin süreçlerin temelinde yatan iktisadi form içinde kendini dışa vurur. Hal böyleyken, diyalektik açıdan nesnelliğin ve onun yansıması olan düşünsel-fikirsel gelişimin durağanlığından zaten söz edemeyiz. Biz, hala, hareketin hareket halinde sürekliliğini tartışır durumda olursak, başını almış gitmiş olan realite bizi zaten savurup atar.

23 Haziran 2015 Salı

İNSANLIĞIN DEĞİŞİMİ, GELİŞİMİ, EVRİMİ

Saffet Bilen 23.06.2015 Doğrudan Demokrasi Facebook

Neolitik devrim içeriği itibarı ile yayılmacıdır
Uygarlığın ve Tarihin başlangıcını bu gelişmeye dayandıran, bugünkü kültürel yapımız bunun en önemli kanıtıdır.

Kendinden öncesini yok sayan, yaşanmamış sayan, kendi yaşı, insanlığın ortaya çıkışının yanında ufacık olan bir kültür başka türlü nasıl tanımlanabilir.

Tarımın ve yerleşik yaşamın bir beslenme ve yaşam biçimi olarak benimsenmesinin ardından neler olup bittiği bilim insanlarının çabaları ile gün geçtikçe daha fazla aydınlanıyor. DNA’ya bağlı araştırmalar önemli sonuçlara ulaşılmasına yol açıyor. Avrupa’nın bütününde iki farklı üniversitenin Harvard ve Kopenhag üniversitelerinin farklı dönemler üzerine yaptığı araştırma sonuçlarında;9000 yıl öncesi Avrupa’nın avcı-toplayıcılardan oluştuğu, 9000-7000 yıl öncesinde ise, Avrupa’nın bazı kısımlarında Yakın Doğu’dan gelen genlerin etkisi ile değişimin başladığı savlanıyor.

21 Haziran 2015 Pazar

DOĞRUDAN DEMOKRASİ

İbrahim Özkurt 18/06/2015 Facebook Doğrudan Demokrasi
Çetin, Doğrudan demokrasi, insanların kendilerini ve çevrelerindeki her konuda sorunların çözümünü; Temsilcileri kanalı ile değil, bizzat tartışma ve karar süreçlerine dâhil olmaları ile çözmelerinin kurgusal yöntemidir.
Bunun anlaşılmayacak, tanımlanamayacak ve içinin doldurulmayacak bir yanı yok. 
Demokrasilerin her türünde kararlar çoğunlukça alınır. Aksi halde karar alınamaz. Demokrasi zaten karar almak için başvurulan bir yöntemdir. Eğer karar alınacaksa ille de oy birliği beklenmez. Doğrudan demokraside de kararlar çoğunlukla alınır ve pratik ile test edilir. Meclislerde (kadın, gençlik, çevre, etnisite, LGBTİ vb.) alınan kararlar bir sonraki toplantıda gözden geçirilebilir.
Ama bu parti ve sendika gibi örgütlerde mümkün değildir.

DOĞRDAN DEMOKRASİ II-1

Çetin Serfidan  Doğrudan Demokrasi Faceebook
Değerli Dostum İbo ve grubun değerli bileşenleri.
Ben 15.06.2015 te gruba gönderdiğim yazıda Doğrudan Demokrasi için,
…“Henüz tam anlamı ile tanımlayamadığımız bir kavram, bir siyasal hareket olarak ta içini dolduramadığımız, ama hedeflediğimiz olmasını istediğimiz bir demokrasi türü”… demişim.
Devamla;
…“Genellikle Temsili demokrasinin karşıtı gibi gösterilmesine rağmen bence Temsili ve Katılımcı Demokrasinin evrimleşmiş halidir. Bir başka değişle temsili ve katılımcı demokrasi zaman içinde doğrudan demokrasiye doğru evrilecektir.
Ben çok kere komünizmin bir öncesi derim.

16 Haziran 2015 Salı

Doğrudan Demokrasi

Ali Ersin Gür  Doğrudan Demokrasi Facdebook
Çetin Arkadaşımızın birçok kaygı ve tespitine aynen katılıyorum. Bütün bu konuların tek tek ayrıntılı olarak konuşulup tartışılması ciddi bir ihtiyaç olarak kendisini dayatıyor. Bundan kaçınmamak gerekir.

Aslında önce yerellerde ve sonra da merkezi olarak düzenlenecek bir Türkiye Toplantısında bu hususları yüzyüze tartışmak en doğrusudur ancak ne yazık ki henüz böyle bir mekanizmayı yaşama geçirecek bir örgütsel olgunluğa ulaşamadık. Bu yüzden de mümkün mertebe kısa cümlelerle bazı konulardaki düşüncelerimi sizlerle paylaşmaya çalışacağım.

Doğrudan Demokrasi

Çetin Serfidan   Facebook Doğrudan Demokrasi
Henüz tam anlamı ile tanımlayamadığımız bir kavram, bir siyasal hareket olarak ta içini dolduramadığımız, ama hedeflediğimiz olmasını istediğimiz bir demokrasi türü….
Genellikle Temsili demokrasinin karşıtı gibi gösterilmesine rağmen bence Temsili ve Katılımcı Demokrasinin evrimleşmiş halidir. Bir başka değişle temsili ve katılımcı demokrasi zaman içinde doğrudan demokrasiye doğru evrilecektir.
Ben çok kere komünizmin bir öncesi derim.
Komünizmi ise ufka benzerim. Yani ona yaklaştıkça o senden uzaklaşır.
Doğrudan Demokraside bugünden yarına uygulanabilecek bir yönetim türü değildir.
İnsanlığın belli bir gelişim aşamasında hayata geçirilebilir.
******