Halil Berktay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Halil Berktay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mart 2013 Pazartesi

Bernstein’ın günahı

Halil Berktay  Küyerel
Sabit sanılan bütün yargıların altüst oluşunun beraberinde getirdiği bir namus borcu söz konusu. Üç kuruşluk dürüstlüğümüz varsa, bir vakitler “devrim değil evrim” veya “devrim değil reform” dediği için kötülediğimiz (Bernstein dahil) herkese yeni ve ön yargısız bir yaklaşım zorunlu. Çöken komünizm gibi, o diğer ve hiç yaşanmamış demokratik sosyalizm de geri gelemeyecek olsa bile.

12 Mart 2013 Salı

Halil Berktay: Önleyici kayıtsızlık

Ali Rıza Taşkale     Sendika Org
"Devrimin başarısı içkindir ve insanlar arasında kurduğu yeni bağlardan oluşur – bu bağlar devrimin kaynaştırdığı malzemeden daha uzun ömürlü olmasa ve yerini çok geçmeden bölünmelere ve ihanete bıraksa bile.” (Deleuze ve Guattari, 1994: 177)"

 Zaman Getesi’nde çıkan Halil Berktay söyleşisini okumuşsunuzdur. Bünyamin Köseli imzalı röportajı gazete, “Solculuk hayatımda çok fazla hıyarlıklarım oldu” başlığıyla verdi. Röportajda Berktay, kişisel geçmişinin yanı sıra (Yale Üniversitesi anılarını anlatırken, George W. Bush ile mezuniyet notunu karşılaştırdığı bölüm bile var!), Doğu Perinçek, Stalin, Mao, Türk solu, Abdullah Öcalan ve bugünkü siyasal pozisyonuna dair görüşlerini de açıklıyor. Birçok ‘ilginç’ görüşün dile getirildiği röportajı okuduktan sonra ağzımda ekşi bir tat kaldığını söylemeliyim. Bu yazı da, ağızda kalan bu ekşi tadın biraz olsun radikal eleştiriye tabi tutulmuş hali olarak ortaya çıktı. Temel amacım, Berktay’ın röportajının çok sorunlu olduğunu düşündüğüm bazı bölümlerini analiz etmek. Gelin öyleyse başlayalım.
Berktay’ın geçmişe referansla yaptığı sol eleştirisi temel olarak Türkiye solunun ‘kaba’, ‘ukala’ ve halkına üstten bakan yaklaşımlarca şekillendiği üzerine kurulu. Türkiye solunun dar kalıpçı, eski paradigmalara esir düşmüş yanlarını analiz etmek ve lider, başkan, merkez komitesince esir alınmış hiçbir fark üretmeyen devrimci örgütleri eleştirmek birçoğumuzun yapması gereken bir şey. Bu noktada Berktay’a katılmamak elde değil. Fakat bu eleştirileri ilk yapan kişi Halil Berktay değil. Sol ve devrimci literatürü az çok takip edenler, büyük yıkımlar yaşamış çok sayıda devrimcinin içinden çıktıkları devrimci grupları, sahip oldukları ideolojik-politik görüşleri ve basmakalıp değer yargılarını kıyasıya eleştirdiklerini çok iyi bilirler. Dolayısıyla Halil Berktay’ın “bu eleştirileri en iyi ben yaparım” temalı röportajlar vermesi, en başında bu eleştirileri yıllardır yapan diğer solculara yapılmış büyük bir haksızlık.

10 Mart 2013 Pazar

Hayat, tarih ve revizyonizm korkusu

Halil Berktay  Küyerel
1917 Ekim Devrimi, zamanında ve daha epey bir süre, Marksizmin Leninist yorumunun haklılığı gibi yorumlandı. Tarih kesin hükmünü vermişti ve bunun artık değiştirilmesi teklif bile edilemezdi.
19. yüzyılda sosyal demokratlık, sosyalistlik ve komünistlik hep aynı siyasal duruşu anlatıyordu. 1917-20 eşiğine gelindiğinde ise sosyal demokrat ve sosyalist sözcükleri ihanetle kirlenmiş sayıldı; bir tek komünizm tertemiz ve kıpkızıl kaldı. İkinci Enternasyonal terk edildi ve yerine, “21 Koşul”un demir cenderesindeki Komintern kuruldu.

3 Mayıs 2012 Perşembe

SİYASİ İSLAM PANKARTLARI / 1 Mayıs sol çatışması mı

TÜRKİYE siyaset haritasına iki “yeşil renk” girdi.
AK Parti’ye İslam kesiminden 2 “biz de varız” tavrıdır bu.
Birincisi Taksim Meydanı’ndaki 1 Mayıs gösterilerine katılan kalabalık bir grubun taşıdığı “kapitalizm karşıtı” pankartlar ve “emekçi İslam” söylemleridir.

Güneri Cıvaoğlu   Milliyet
AK Parti’nin küresel kapitalist çizgisinde -şimdilik-  küçük bir fay kırığı.
Seçimlere kadar Erbakan’ın “milli görüş” politikasının dalları bu sloganlarla gelişecek mi?
Örneğin:
İslam’ın ilkelerinden “faizsiz” ekonomi taraftar bulacak bir açılım olabilir.
İkincisi özellikle Güneydoğu’da prim yapabilecek gibi görünen “İslami Kürt Hareketi”dir.
PKK ve destekçisi sivil örgütlenme bir süredir zaten “siyasi İslam” pratiğine yönelmişti.
Kürtçe vaaz...
Alternatif Kürtçe Cumalar...
PKK’ya İslami kesimden destek arama etkinlikleri...
Bu sonuncusu ise farklı bir Kürt / İslam örgütlenmesinin işareti.
O coğrafyadaki oylara parsel ayırımları için girişimler bunlar.
Seçimlere kadar siyasi İslam’da adacıklar / adalar ortaya çıkarabilecek sarsıntılar hissediliyor.

16 Ocak 2012 Pazartesi

Küyerel konferansında konuşan Berktay: Sol sürecek, Sosyalizm ise bitti...

Halil Bertay  15/01/2012  Sesonline
[Sesonline] İSTANBUL- 14 Ocak 2012 Cumartesi günü, Taxim Hill Otel'de düzenlenen Küresel ve Yerel Düşünce Derneği (KÜYEREL) 2012 yılının ilk konferansında Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi Halil Berktay'ın“Marksizm ve Milliyetçilik” konusunda tezlerini anlattı.Hüseyin Çakır'ın moderatörlüğünde gerçekleşen konferasta Berktay, kendi ifadesi ile “Marksizmle milliyetçiliğin mutsuz evliliği ve boşanması sorunu"nu konusundaki tezlerini çeşitli örnekler eşliğinde katılımcılarla paylaştı. Yoğun birkatılımla, ilgiyle izlenenBerktay; sunumunda şunları söyledi:
Sunumunda, Taraf gazetesi yazarları arasında sürmekte olan sosyalizm tartışmalarına da değinen Berktay; "Ben doğru Marksizm’in ne olduğu sorusuna yanıt aramıyorum. Benim sorunum; 19. yüzyıl soluna damgasını vuran Marksist solcuğun nerede durduğu, nerede duracağı. Bana göre sol, eşitsizlik ve adaletsizliğin sürdüğü bütün zamanlarda var olacaktır. Siyasetin sağı olduğu sürece sol olacaktır. Ben solu tartışmıyorum. Teorik, felsefi, politik ve örgütsel olarak Marksizm’i ve sosyalizmi tartışıyorum. Bu nedenle konu başlığını “sol ve milliyetçilik” değil “Marksizm ve Milliyetçilik” olarak seçtim dedi.

Halil Berktay sunumunda şunları söyledi: