Bonapartizm,
Yeni Osmanlılar ve Paris Komünü
Napolyon
Bonapart'la başlayan, III. Napolyon'la devam eden siyasi geleneğe Karl Marx
'Bonapartizm' adını verdi. Kavram, siyaset biliminde genellikle iktidarı
emekçilerin
alamadığı ama burjuvazinin de alacak kadar palazlanamadığı için siyasal gücünü
asker-sivil bürokrasiye devrettiği rejimin adı olarak günümüze kadar geldi
Ayşe Hür 30.08.2015 Radikal
Geçen hafta JİTEM’in hikayesini anlatırken, “Bunların yanısıra
elbette PKK’nin hem devlete, hem örgütüne hem halka karşı işlediği suçlar var.
Bu konuyu önümüzdeki hafta ele alacağım” demiştim. Ancak bilgisayarım başına
gelen bir kazadan dolayı dosyalarıma şu anda ulaşamaz haldeyim. Bunun için, bu
hafta bir kitap için daha önce hazırladığım bir yazımın (mailimin ekinde olduğu
için ona bir başka bilgisayardan ulaşabildim) bir bölümünü paylaşmak zorunda
kaldım. Geliri, Gezi direnişi sırasında devlet ve paramiliter güçlerin
işbirliğiyle katledilen Ali İsmail Korkmaz’ın adına kurulan vakfa bırakılan kitabın
adı Direnişten Komüne Gezi. Editörü Savaş Çoban. Kitaba katkıda bulunan
yazarları aşağıdaki görselde görebilirsiniz. Benim yazım 1871 Paris Komünü
adını taşıyordu ama öncesi ve sonrasıyla geniş bir yazıydı. Buraya yazının
kısaltılmış bir versiyonunu aktaracağım. Anlatmadığım bölüm Paris Komünü’nün
güncesi. Aktardığım bölümlerde ise, son günlerde CB Erdoğan’ın izlediği
siyasanın ilham aldığı düşünülen Bonapartizm kavramının tarihçesini, Avrupa’da
ortaya çıkan siyasal akımların Osmanlı ülkesindeki karşılıklarını ve nihayet
Paris Komünü’ne katılan üç Yeni Osmanlı’nın maceralarını bulabileceksiniz.
Yazıyı uzun bulanlar, ilgilendikleri konuyla ilgili bölümleri okuyabilirler
çünkü her bölüm bağımsız sayılabilir. Diğer yazı için sözüm söz, yeter ki,
bilgisayarımdaki sorunu halledebileyim.
1830 VE 1848 DEVRİMLERİ
