Murat Bjeduğ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Murat Bjeduğ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Haziran 2016 Pazar

Neoliberalizmin küresel fiyaskosu

Murat Bjeduğ  T24
Prekarya’nın henüz kavram olarak bile telaffuz edilmediği, proletaryanın ve beraberindeki tüm emekçi katmanların , sendikal ve partiler halinde örgütlü bir şekilde sürdürdüğü sınıf mücadelesindeki kazanımları, kapitalizmi ve burjuvaziyi gerilete  gerilete sosyal devlet ve burjuva demokrasisini hayli ileri boyutlara taşıdı. Bu iki yüzyıllık tarihsel süreç, daha görünür ve en ileri şekliyle Batı’da cereyan etti.
Gelinen aşama, batı merkezli olmakla birlikte, evrensel standart olarak işaret edilmeye, periferi ülkelerce de model alınmaya başlandı.
Leninist modele karşı sosyal demokrasinin hükümet ettiği bu ülkelerde, refahtan alınan pay, başta işçi sınıfı olmak üzere tüm toplumsal katmanların eriştikleri imkanlar, haklar, yaşam standartları gıpta edilecek seviyedeydi.
Marksizm, uzun felsefi, akademik ve ideolojik çarpışma muharebelerinden galip çıkmıştı. Liberaller de liberalizm de Marksizm karşısında özgüvenini yitirmiş, silikleşmiş, iyiden iyiye pısırıklaşmıştı. 1970’lerin sonlarına kadar böyle devam etti.

10 Nisan 2012 Salı

40.Yılında KIZILDERE.Doğrular yanlışlar 9


Kazım Özüdoğru: Ayakkabı boyacısı, sunucu ve Dev-Genç Genel Sekreteri

Murat Bjeduğ  T24
“Sinan Kazım Özüdoğru’yu tanımak, bir anlamda 1968 gençliğini tanımaktır. Adeta, o dönem gençliğinin tüm özelliklerini varlığında birleştirmiş bir gençti.” 
Gün Zileli
Ertuğrul Kürkçü, verdiği  sayısız mülakatta Kızıldere olayında kaybettiği arkadaşları için “Çok özel, çok değerli insanlardı” derken mübalağa mı ediyordu?
Aksine, biraz araştırınca, Ertuğrul Kürkçü’nün objektif bir değerlendirme yaptığı görülüyor.

9 Nisan 2012 Pazartesi

40.Yılında KIZILDERE.Doğrular yanlışlar 8

'Kız veya oğlan fark etmez, çocuğumuzun adını Kurtuluş koy...'
Resmi kayıtlarda Ünye, Sarıhalil köyünde 1946 doğumlu olarak geçse de Ahmet Atasoy’un gerçek doğum yılı 1942-43 olarak tahmin ediliyor. Askere 24 yaşında gittiğine işaret eden ailesinin görüşü böyle.

Murat Bjeduğ  T24
Çiftçilikle geçinen köylü bir ailenin beş çocuğundan biridir Ahmet Atastş. Ortaokul ikinci sınıfta öğrenim hayatına son verir. İçerisinde doğduğu ve yer aldığı sosyal çevrede ne Mahir Çayan'ın “Revizyonizmin Keskin Kokusu” ve “Yeni Oportünizmin Niteliği Üzerine” başlıklı makalelerini, ne de Marks, Engels, Lenin okuyup irdeleyecek, tartışacak; tiyatrolara, konserlere gidecek entelektüel ortama ya da araçlara sahiptir.
Sözünün eri, sağlam karakterli, cesur, şakacı, haksızlıklara karşı tepkili bir insan olarak yaşamını sadelik ve tevazuyla sürdürmektedir.

8 Nisan 2012 Pazar

40.Yılında KIZILDERE.Doğrular yanlışlar 7

Arife Alp: Benim oğlum yaralıyken bile aman dilemedi onlardan...
Murat Bjeduğ   T24
30 Mart 1972'de Kızıldere’de katledilenler içerisinde yer alan Saffet Alp’in bu trajedide özel bir durumu var.
2005'te, Milliyet gazetesi, 12 Mart 1971 darbesinden sonra başbakanlığa getirilen Nihat Erim'in, anılarında, Kızıldere'yle ilgili şunları söylediğini yazmış:

7 Nisan 2012 Cumartesi

40. Yılında KIZILDERE.Doğrular yanlışlar 6


Sabahattin Kurt'un annesi ağlamaktan gözlerini kaybetti!..

Murat Bijeduğ  T24
Sabahattin Kurt, 68’li, Siyasallı, Gevaşlı, 28 Ekim 1949 doğumlu, Kürt, devrimci…Kızıldere’de öldürülenler içerisinde, ölü bedenine reva görülenler ile  dağlanmış yüreklere ayrıca ilave bir alev tutan, çok sevilen bir insan. Arkadaşları arasındaki adıyla; SABO...
Kurt, 1960’larda taşrada, devlet okulunda okuyup da ilk tercihi olan Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni kazanacak kadar zeki, çok okuyan, sessiz, sakin, yardımsever, ama gözünü budaktan esirgemeyen bir kişilik.

6 Nisan 2012 Cuma

40. Yılında KIZILDERE Doğrular yanlışlar 5


'Çatışma çıkmadan önce üzerimizdeki paraları yaktık!..'


Murat Bijeduğ  T24
Kızıldere'den sağ kurtulan tek isim olan Ertuğrul Kürkçü'nün katliamın nasıl yapıldığına ilişkin savcılık anlatımlarını dün yansıttık. Bugün de, Kürkçü'den Aydın Çubukçu'nun “Bizim '68” kitabına yansıyan metne yer veriyoruz. İki metin karşılaştırıldığında, bazı iddia sahiplerinin iddialarının aksine, esasa ilişkin hiçbir anlatım farkı bulunmadığı görülecek. Kürkçü, “Bizim '68”de anlatıyor:

5 Nisan 2012 Perşembe

40. Yılında KIZILDERE Doğrular yanlışlar 4


Ertuğrul Kürkçü: Kızıldere'de, bir anlamda intihar kararı aldık...


Bir trajik ve çok acı olayı yaşayan insanın olayın ilk yılındaki ile izleyen beş-on yıllardaki anlatımı arasında farklar olması olağan karşılanmalıdır. Sonradan hatırlananlar, zaman içerisinde yorum farklılıkları, yaklaşımda nüanslar olabilir. Ama  anlatımlarda olayın tematik ve olgusal düzeyde fark olup olmadığı önem taşır. 
Murat Bijeduğ  T24
1978 yılında Uğur Mumcu’ya ilk anlatımından 12 Mart belgeselindekiMehmet Ali Birand'a anlatımına kadar Ertuğrul Kürkçü’nün anlatımlarında nitelik olarak ve olayın cereyan edişi ile olgularda düşünce farklılığına yol açacak bir fark bulunmuyor. Burada, ilkin savcılık ifadesindeki metne, daha sonra da Aydın Çubukçu’nun ‘’Bizim 68’’ adlı kitabında yer alan metne yer vereceğiz.

4 Nisan 2012 Çarşamba

40.Yıldönümünde KIZILDERE.Doğrular yanlışlar 3

Tanık anlatımlarıyla Kızıldere iddianamesindeki yalanlar...
Murat Bjeduğ T24
1972 yılında 5 yılı hücrede 14 yıl sürecek hapis hayatına başlayan Ertuğrul Kürkçü, 1978 yılında Niğde Cezaevi'nde iken Uğur Mumcu  ile yaptığı görüşmede Kızıldere olayını detaylı olarak anlatmıştı. Önce Cumhuriyet gazetesinde tefrika olarak çıkan Niğde Cezaevi'ndeki diğer tutuklular ile de yapılan görüşme  ÇIKMAZ SOKAK adında kitap olarak da yayımlandı.
1986 yılında cezaevinden tahliye olan Ertuğrul Kürkçü, on yıllardır, defalarca Kızıldere olayı, o evden nasıl sağ kurtulduğu ve olay sırasında orada bulunmamış insanların yaptığı yorumlu ve imalı sorularına takdire şayan bir  sabırla cevap verdi; sabır sınırları fütursuzca, saygısızca zorlansa da.

2 Nisan 2012 Pazartesi

40. yıldönümünde KIZILDERE.Doğrular yanlışlar 1

Türkiye solunun genç liderleri Kızıldere yoluna nasıl çıktılar?
40 yıl sonra, Kızıldere’yi anlatacağım. Ne sıfat kullanılırsa kullanılsın, Kızıldere vakasını tam kavrayacak bir açıklama gücüne sahip olamaz. Ama “trajik ve korkunç” demek yeterli olmamakla birlikte, olayın cereyan edişi ve sonuçlanışına uygun düşüyor.
Murat Bjeduğ  T24
Kızıldere operasyonunun iki anlatımı var; biri resmî ve savcı Naci Gür tarafından hazırlanan iddianamedeki anlatımı. Diğeri ise 13 kişinin ölümüyle biten operasyondan sağ kurtulan Ertuğrul Kürkçü’nün anlatımı. Her ikisine de yer verecek,  kaynaklara ve belgelere dayanarak yanlışları gösterecek, doğru olanı bulmaya çalışacak ve son sözümüzü söyleyeceğiz.
Tarihsel  bir vaka olarak doğrudan sadece olay ve sonrasına odaklanacağımızı vurgulamakta yarar var.
Önce, Kızıldere’ye geliş sürecinde yaşananları, kısa bir kronolojiyle hatırlayalım. Bu kronoloji, Kızıldere konusuna matuf seçildiği için zorunlu olarak belli olayları içerirken o dönemde önemli de olsa bazı olay ve olguları atlamaktadır; atlananlar önemsiz ya da kayda değer görüldüğünden değil.
KRONOLOJİ