Vadat Günyol Eletirisel Pisikoloji Bülteni
Kırk altı yıllık kısa yaşamının on bir yılını cezaevinde geçiren büyük Marksçı düşünür AntonioGramsci, 27 Nisan 1937'de öldü. Sardunya'nın bir köyünde doğan Gramsci, yedi çocuklu bir ailenin altıncı çocuğuydu. Babası, tapu sicil memurudur.
Gramsci, on bir yaşında okulu bırakıp ailenin geçimine katkıda bulunmak üzere çalışmaya başlar. Çelimsiz ve kambur bir çocuktur, kendinden ağır sicil kütüklerini taşıyarak, günde on saat çalışır. Çoğu geceler, ağrıdan kıvranır, ağlar. Ancak, on üç yaşında yeniden okula dönebilir. Lise öğrenimini bitirince, Palmiro Togliatti ile birlikte (1911) Torino Üniversitesi'nin bir bursunu kazanır. Gramsci,Torino Üniversitesi'nde, İtalyan edebiyatı, dilbilimi, tarih ve felsefe okur. Sağlık durumu, kötü, bursu yetersizdir. Ama, okuma, öğrenme, öğrendiklerini eyleme geçirme isteği sonsuzdur. O da, o dönemin birçok üniversite öğrencisi gibi idealist filozof Benedetto Groce' nin ateşli bir hayranıdır. Bu ara,Gramsci, birkaç günlüğüne Sardunya'ya gider. Bu kısa gezide, Güney Sorunu denilen gerçekle karşı karşıya gelir. Genç Gramsci, arkadaşlarını bu sorunla ilgilenmeye çağırır: «Sardunya, yeraltı sularıyla beslenen bereketli bir toprakken, neden bugün verimsizleşmiş beti bereketi kalmamıştır? Neden, eskinin bol ürünlerinin yerini güneşte kavrulmuş otlar almıştır? Bunun nedenini bulmak için, küçük tarlaların çevresinden çıkıp, suyun geldiği dağa kadar uzanmak, çok çok uzaklarda, toprakları besleyen su damarlarının hangi bencil ve çıkarcı ellerce kesildiğini görmek gerekir» diyordu.