12 Eylül etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Eylül etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mart 2012 Salı

Darbe olmasa, patronların istediği düzen uygulanamazdı

BirGün   11/03/2012
12 Eylül sadece darbecilerle ve yaşanan işkencecilerle anılıyor. Ancak darbelere kimlerin ihtiyaç duyduğu, öncesinde nelerin yaşandığı tartışılmıyor. Ebru Deniz Ozan’ın yazdığı ve Metis’ten çıkan 'Gülme Sırası Bizde' adlı eser, darbelerin sadece ordu içine yuvalanmış bazı kötü niyetli generallerin ve 'derin devlet'in örtülü faaliyetleriyle açıklanmaya çalışıldığı, tarihsel analizlerin merkezine sık sık "ceberrut devlet geleneği" kavramının yerleştirildiği bir dönemde son derece uyarıcı bir çalışma olmuş. Ebru Deniz Ozan ile 12 Eylül öncesini konuştuk.

12 Eylül öncesinde ülkedeki sermaye sınıfı içerisinde siyasi tercih farklılıkları var mıydı? Örneğin Anadolu sermayesi ile TÜSİAD sermayesi arasında… Birisi diğerine göre daha demokrat, diğeri darbeci diyebilir miyiz?

23 Ocak 2012 Pazartesi

Derinlik vurgunu

Nabi Yağcı   
Nuriye Akman’ın 22 ocak tarihli Zaman’da ilginç bir yazısı vardı, insanlık hallerine dair, beyinsel yaşlanmayla nasıl baş edebileceğimizle ilgili. Beyinsel canlılığımızı korumak, beyinsel yaşlanmayı yavaşlatmak için ne yapsak?


“Geç kalmış ya da boşa çabalayan kaptansınızdır. Bıyık altından gülünür, hatta sizi ancak teneşirin paklayacağı bile ima edilir. ‘Öğrenmenin yaşı yoktur’ yargısı ne kadar azametli görünse de ‘bu yaştan sonra’nın yanında solda sıfır kalır. Körlerin arasında bir gözünü kapatman önerilir de iki gözlülerin arasında üçüncü bir göz daha edinmelisin diyen çıkmaz.

9 Ocak 2012 Pazartesi

Tarihî karar/ tarihî tutuklama ve bir soru

Nabi Yağcı  07/01/2012  Küyerel
Tarihi karar derken 12 Eylülcülerin yargılanmasıyla ilgili olan kararı, tarihi tutuklama derken Cumhuriyet tarihimizde bir ilk olan emekli Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un tutuklanmasını kastettim. İkisi de bir ilk ve çok önemli ilkler bunlar.


Uludere katliamı o denli ağır ki 12 Eylülcülerin yargılanması kararının kamuoyunca hakkıyla fark edilmesinin üstünü örttü.


Bu ülkede askerî müdahale ve askerî darbelerin bir gelenek olduğunu inkâr edebilecek kimse yoktur. Bu darbelerin destekçileri bile inkâr edemez. Cumhuriyet tarihimiz boyunca kaç kez genel oya dayalı seçimler yapıldı, bu seçimler sonucu kaç sivil hükümet kuruldu, bu sivil hükümetlerin kaçı eceliyle öldü, yani seçimle gelip seçimle gitti, kaçı askerî müdahale ve askerî darbeyle alaşağı edildi? Bu hesap içinden çıkılması zor bir matematik problemi sayılamaz, yalnızca sayı saymasını, toplama çıkarma yapmasını bilmek yeterli olur.

Oğuzhan Müftüoğlu: Darbecilerin yargılanması şovdan ibaret

 Oğuzhan Müftüoğlu  04/01/2012  Muhalefet  
BirGün Gazetesi yazarı Oğuzhan Müftüoğlu Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya hakkında açılan davayı yorumladı.
Habertürk TV canlı yayınına bağlanan Müftüoğlu, 12 Eylül sorumlularının yargılanmasının şov olarak, adet yerini bulsun diye yapıldığını söyledi. Müftüoğlu devrimcilerin darbeden mağdur olduğuna dair yaklaşıma da "Bir yanlış anlaşılma var, 12 eylül’ün mağdurlarının cezaevinde yatanlar olduğuna dair... Daha önce de söyledim: 12 Eylül'ün esas mağduru Türkiye halkıdır. Darbecilerin esas olarak Türkiye’ye ihanetle yargılanmaları gerekir." diye konuştu.


Bu bir hesaplaşma olabilir mi sorusunu "Bu yargılama hiçbir şekilde hesaplaşma manasına gelmez. Şimdi Ergenekon davasında darbe yapamamış darbeciler yargılanıyor. Kamuoyunda da ‘yapılmış darbe yargılanmıyor, yapılmamışı yargılanıyor’ gibi bir kanı oluştu. Sanki buna da cevap verilmeye çalışılıyor şimdi. Bugün yaşanan baskılardan ilgiyi dağıtmak için açılan bir dava gibi. Savcı Evren efendiyle çay-kahvve içmiş, birkaç soru sormuş ve iddianame hazırlamış." yanıtını verdi.

14 Aralık 2011 Çarşamba

T24 13/12/2011
12 Eylül darbesi öncesinde er Zekeriya Önge'yi öldürdüğü gerekçesiyle hüküm giyen, Ankara Yapı Meslek Lisesi öğrencisi Erdal Eren, 31 yıl önce bugün 17 yaşında asılarak idam edildi.

Sezen Aksu Erdal Eren için söyledi - VİDEO

Eren, 25 Eylül 1964 yılında Şebinkarahisar, Giresun'da dünyaya geldi. Ankara Yapı Meslek Lisesi öğrencisi ve Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği üyesi olan Eren, yine Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği üyesi ve ODTÜ öğrencisi Sinan Suner'in 30 Ocak 1980'de MHP'li Bakan Cengiz Gökçek'in koruması Süleyman Ezendemir tarafından vurularak öldürülmesini protesto etmek için 2 Şubat 1980 günü düzenlenen gösteride gözaltına alınan 24 kişinin arasında yer aldı.

Gösteri sırasında çıkan çatışmada er Zekeriya Önge'yi öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan Erdal Eren, yargılanarak 19 Mart 1980 tarihinde idama mahkûm edildi. Milli Güvenlik Konseyi tarafından onaylanan karar, 13 Aralık 1980'de Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi'nde infaz edildi. Eren, yargılandığı 9 ayın ardından 17 yaşındayken yaşı büyütülerek idam edildi.