Ahmet
Doğançayır 24.09.2016 Yalansız
Hemşire
Ayşegül Terzi’nin belediye otobüsünde başına gelen sıradan bir olay değil,
Türkiye’de insanların nasıl her an ve her yerde muhafazakârlığın tehdit ve
baskısı altında olduklarını kanıtlayan bir göstergedir. Ayşegül Terzi ‘’Bu
kadınlar şeytan, uğursuzluk saçıyorlar.’’ Diyen bir saldırganın tekmeli
saldırısına uğruyor. Bütün otobüs yolcularının ve şoförün seyirci kaldıkları
saldırının nedeni, Ayşegül Terzi’nin şort giymesinin Abdullah Çakıroğlu’nun
‘mezhebine uymaması’.
Devletin, saldırganların yurttaşın
yasal davranış ve yaşamına mahalle baskısı yoluyla müdahale eden saldırısını
önlemek yerine ona seyirci kalması halinde kışkırtılmış, ısmarlanmış bir
mahalle baskısı ortamı doğar ki, bu durumda vatandaş her durumda, her yerde
baskı, zulüm ve yobazlığın tehdidine açık olarak yaşamak durumunda olur. Bu
durum vatandaşın, kendi giyiminin, davranışının, yemesinin, içmesinin sokaktaki
herhangi bir saldırganın değer yargılarına uygun olmaması halinde ölüme kadar
varabilecek bir tehdit altında yaşamaya mahkûm olacağı anlamına gelir.