sosyalizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sosyalizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Eylül 2016 Pazar

Ulusalcılık ve liberalizm: Düşman gibi görünen kardeşler

Türkiye’de sosyalist düşünceyi ve hareketi merkeze koyarsak, bir yanda Kemalizm bağlantılı ulusalcılığın diğer yanda ise liberalizmin bu merkeze göre asimetrik konumda yer aldıkları görülür

Metin Çulhaoğlu    BirGün
Geçenlerde İleri portalda yazmıştık (http://ilerihaber.org/yazar/al-birini-vur-otekine-59859.html): Türkiye’de 15 yılda yaşanan siyasal süreçleri izleyenler, daha doğrusu bu süreçlere ilişkin yorumları okuyanlar, bu ülkede kendilerini “sol” olarak tanımlayan iki kanadın birbiriyle kapıştığı, süreçleri de temelde bu kapışmanın belirlediği izlenimine kapılabilir.

Kanatlardan biri liberaldir; ama solda durduğunu, “sol liberal” olduğunu söylemektedir.
Diğeri ulusalcıdır; ama günümüz Türkiye’sinde solu kendisinin temsil ettiği iddiasındadır.

Sanki ülkede bir sermaye sınıfı, onun siyasal partileri, iktidarları yoktur; ya da vardır da yollarını bu iki “sol” kanadın kapışmalarına bakıp öyle çizmektedir.
Sonuçta, ortada bir tuhaflık vardır ve nedenlerine eğilmek gerekmektedir.
Kısa bir tarihçe

6 Temmuz 2013 Cumartesi

Sosyalizm: Bugün demeyeceksek ne zaman?

Metin Çulhaoğlu  05/07/2013  Ekenek
Bu ülkede ne olursa olsun galiba sosyalizmin sırası hiç gelmeyecek…
Sömürü, işsizlik, yoksulluk, adaletsizlik, talan, çevrenin tahribi… Var oğlu var. Sonra kitlesel tepki, halkhareketi, başka bir Türkiye özlemi de var. Ne ararsan var. Ama bütün bunlar varken bir tek şeyolmayacak: Sosyalizm.
Neden?
Henüz sırası değil…
“Sosyalist alternatif” mi dediniz, el cevap: Orasını karıştırma şimdi…

31 Ocak 2013 Perşembe

Ulus, millet, vesaire notları

Metin YEĞİN  ÖzgürGündem
Çok oldu. 20 yıl kadar önceydi. Latin Amerika’da o zaman Türkiye neredeyse hiç bilinmiyordu. 1900’lerin başında Osmanlı pasaportu ile gelen Suriye, Lübnan, Filistinlilere, Araplara Türk deniyordu. Mesela Arjantin’in neoliberal devlet başkanı Lübnan’lı Arap Carlos Menem ya da El Salvador’un gerilla komutanı, Filistin’li Shefik Nadal oradakilere göre Türk’tü. Şimdi de hâlâ öyle derler. Kolombiya’nın Atlas okyanusunun kıyısında küçük kıyı kasabasındaydık. Panama’ya kaçak geçmeye çalışıyorduk. Vize vardı ve çok uzun sürüyordu vermeleri. Biz sınırları sevmiyorduk ve aldırmıyorduk. Bir şekilde geçiyorduk. Bir balıkçı gemisiyle geçme niyetindeydik. Sadece gemicilerin, barların ve fahişelerin olduğu bir yerdi. Bir lokantada yemek yiyorduk. Garson bir kadın geldi. Nerelisiniz dedi. Türkiye’den geldik dedik. Ha burada çok Türk var.’ dedi. Uzun süredir Latin Amerika’daydık. Kime Türk dediklerini biliyorduk. ‘Gerçek Türk mü?’ diye sorduk. Evet evet gerçek Türk. Burada Lübnanlı Türk var, Çin’li Türk var, Filipinli Türk var, Hintli Türk, Avustralyalı Türk var dedi. Geçen hafta hep aklıma bu geldi. Bütün Dünya Türk’tür.

14 Aralık 2012 Cuma

Batı dünyasının sosyalizm korkusu devam ediyor


Odatv 07/12/2012  Prof.İzzettin Önder
2008 krizi seyrederken, piyasalara inanılmaz boyutta paralar saçıldı, merkez bankası işlemleri ile paraların bir kısmı geri emildi, bazı firmalar battı, ekonomiler çöküşe geçti, siyasiler makamlarını kaybetti, vs. Önceleri işsizlik geri plana atılarak bütçe disiplini kuralına sıkı sıkıya bağlanıldı. Şimdilerde ise, işsizlik sorununa da çare yaratma eğilimi gelişti.

23 Mayıs 2012 Çarşamba

Hem anarşist hem sosyalist toplum tahayyülü

Michael ALBERT / Çeviri: Öznur Karakaş    20/05/2012  ÖzgürGündem
Kapitalist sistem tarihinin en büyük buhranını yaşıyor. Dünya sokak hareketlerine ve yönetim değişikliklerine sahne oluyor. Keza Ortadoğu’da başlayan “Arap Baharı” yerleşik statükoyu sarsıyor. ABD’de ve Avrupa’da İşgal Et Hareketi ve sokak gösterileri yaygınlaşıyor. Kapitalist sistem kriz yaşarken yeni toplum modeli ne olacak, nasıl bir toplum inşa edilmeli soruları daha hararetli tartışılmaya başlandı. Yeni paradigma ve örgütlenme modeli üzerine yoğun tartışmalar yaşanıyor. Michael Albert ve Naom Chomsky’nin de içinde bulunduğu bir grup entelektüel ve aktivist, Uluslararası Katılımcı Toplum Organizasyonu (IOPS) adında yeni bir organizasyon oluşturdu. Danny Schechter sordu, gazetemizin yazarı Michael Albert yanıtladı.

IOPS yalnızca dijital teknolojiyi mi kullanıyor yoksa ulus-ötesi bir harekete doğru evrilecek mi?  

- Şu anda bir web sayfamız var -ki bu da sizin de söylediğiniz gibi dijital teknoloji- Bu sayfa sayesinde IOPS hakkında bilgilenmek ve ilgilenenler için IOPS’a katılmak mümkün. Sitemiz http://www.iopsociety.org/

Bu sitede IOPS’un geçmişine, kökenlerine ve attığı adımlara dair bilgi almak ve geçici projenin vizyonunu, misyonunu, yapısını ve programın taahhütlerini değerlendirmek; Danışma Komitesi’nin üyelerinin listesine ulaşmak ve pek çok blog gönderilerine, yorumlara ve ilk haftalardan itibaren giderek çoğalan üyelerimizin projelerine göz atmak mümkün.

Yani IOPS’un çabaları elbette dijital ortamda sergileniyor, ancak amaç IOPS’un şehirlerde birimlere hatta büyüdükçe tek bir şehirde birden fazla birime sahip olması. Bunlar daha sonra şehirlerde federasyon ve akabinde ulusal birimler halini alacaktır; nihayetinde uluslararası örgütler şeklinde federasyonlara evrilecektir.
Aslında sosyalistlerin büyük bir kısmı muhtemelen katılımcı toplumu katılımcı sosyalizm olarak tahayyül etmektedir. Anarşistler de muhtemelen bunu anarşist toplum olarak tahayyül etmektedir. Aslında bana kalırsa her ikisi de bu tahayyüllerinde haklı çünkü bence katılımcı toplum anarşist ve sosyalist mirasın en iyi ve en uygun yanlarını almış durumda
Yerel mahallelerin veya şehir birimlerinin düzenli olarak yüz-yüze buluşacaklarını öngörebiliriz diye düşünüyorum. Bu bulundukları yere, kim olduklarına, içinde bulundukları koşullara göre şekillenecektir. Yani insanlar bu sayede yalnızca “sanal olmayan” ilişkiler geliştirmekle kalmayacak aynı zamanda her türlü yerel program, aktivizm ve toplumsal bağlantılar ve taahhütler de bunu takip edecektir. Bu sayede her ne kadar daha nadir toplanılsa ve muhtemelen daha geniş kapsamlı olsa da şehrin tamamında, bölgelerde ve ülkelerde de bu durum meydana gelecektir. Gerçekten de IOPS’u geçici değil üyeliklerin kararına göre mevcut tanımlayıcı belgelerin ötesine geçen kendi içsel karar alma mekanizmasına, diğer mekanizmalara ve aktivist programlarına sahip gerçek bir örgüt olarak konumlandıracak olan uluslararası bir kongre belki de her yıl düzenlenecek olan uluslararası yüz-yüze bir aradalıkların öncüsü olacaktır.

Bir aydan daha kısa bir sürede 76 ülkede, elbette bazı ülkelerden daha fazla sayıda üyeyle insanların sürece dahil olmaya başlaması son derece umut verici. Site çok yakında pek çok dile tercüme edilecek, ki bu da işlerin seyrini büyük ölçüde değiştirecek. Online sistem, yani işin dijital yönü insanların kendi bölgelerinde diğer insanları bulmasını, bunlarla iletişime geçerek toplantılar düzenlemesini kolaylaştırıyor. Çoğu yerde bu çoktan meydana gelmeye başladı bile.

27 Mart 2012 Salı

‘Marks İslamı tanısaydı...'

CHP’nin müftü emeklisi olan İstanbul Milletvekili İhsan Özkes'den ilginç açıklama.. 

Vatan
CHP’nin müftü emeklisi olan İstanbul Milletvekili İhsan Özkes, Sosyalist Enternasyonel Arap Baharı Özel Komitesi’nin toplantılarını izledi.


Özkes, sosyalizm ve İslam ilişkisini VATAN’a değerlendirdi ve yeni bir polemiği başlatacak açıklamalarda bulundu. Sosyalizmin, “mülkiyetin toplum yararına kullanılması” olduğunu ifade eden Özkes, “Sosyalizm, toplumdaki her ferdin tüm sosyal sorunlarının devlet tarafından üstlenilmesidir, garanti altına alınmasıdır. Benim anladığım sosyalizm budur. Sosyalizmi böyle anladığımız zaman bakıyoruz ki, sosyalizmin İslam ile örtüşüyor” dedi.Özkes, şöyle devam etti:

19 Nisan 2011 Salı

Küba’da Castro dönemi “resmen” kapandı

19/04/2011   Radikal
Küba devriminin lideri Fidel Castro, Komünist Parti Merkez Komite Genel Sekreterliği görevinden çekildiğini açıkladı.
Resmi yayın organları tarafından yayımlanan makalede Castro, Merkez Komite'den ayrılmak istediğini belirtti ve “Raul (Castro) parti bünyesinde hiçbir sorumluluk istemediğimi biliyordu” ifadesini kullandı. 84 yaşındaki Fidel Castro, 1965'ten beri Komünist Parti'nin Merkez Komite Genel sekreterliğini yürütüyordu. Komünist Parti 6. kongresini yapıyor.