Türkiye’de
sosyalist düşünceyi ve hareketi merkeze koyarsak, bir yanda Kemalizm bağlantılı
ulusalcılığın diğer yanda ise liberalizmin bu merkeze göre asimetrik konumda
yer aldıkları görülür
Metin Çulhaoğlu BirGün
Geçenlerde İleri portalda yazmıştık
(http://ilerihaber.org/yazar/al-birini-vur-otekine-59859.html): Türkiye’de 15
yılda yaşanan siyasal süreçleri izleyenler, daha doğrusu bu süreçlere ilişkin
yorumları okuyanlar, bu ülkede kendilerini “sol” olarak tanımlayan iki kanadın
birbiriyle kapıştığı, süreçleri de temelde bu kapışmanın belirlediği izlenimine
kapılabilir.
Kanatlardan biri liberaldir; ama solda durduğunu, “sol liberal” olduğunu söylemektedir.
Diğeri
ulusalcıdır; ama günümüz Türkiye’sinde
solu kendisinin temsil ettiği iddiasındadır.
Sanki ülkede bir sermaye sınıfı, onun siyasal partileri, iktidarları yoktur; ya da vardır da yollarını bu iki “sol” kanadın kapışmalarına bakıp öyle çizmektedir.
Sonuçta, ortada bir tuhaflık vardır ve nedenlerine eğilmek gerekmektedir.
Kısa
bir tarihçe


