Suriye:
Emperyalizmin El Kaide’yle Dans
Mahmut Balpetek 10/10/2013 Yalansız
Suriye ve Rojava’daki gelişmeleri, bu konjonktürde önemli kılan iki unsurdan söz etmek mümkün. Birincisi, Suriye coğrafyasının olası bir bölge yada Dünya savaşının düğüm noktası olma potansiyeli, ikincisi ise Rojava’da ulusal özgürlük hedefi ile, toplumsal kurtuluş talebinin örtüşme eğilimi taşıyor olmasıdır.
Bu iki özelliği ukdesinde barındırıyor olmasından dolayı bölge ve dünyanın dikkatine mazhar olmayı sürdürmektedir. İkili karaktere sahip olması, Aynı zamanda ortak bağlam içinde olmalarına karşın, Suriye ve Rojava’yı ayrık süreçler gibi de değerlendirmeye olanağı sunmaktadır.
Öncelikle Suriye’de uzun bir savaş ve de stabilize faaliyetine rağmen rejimin arkasında güçlü bir toplumsal desteğin varlığını sürdürdüğü görülmektedir. Çok aktörlü bir iç savaşın yaşandığı böylesi ortamda bu destek görece azalmış olsa da korunan bakiyenin sonucu belirlemede göz ardı edilmeyecek türden dominant karaktere sahip olduğu aşikardır . Görüntü itibarı ile bir iç savaş gibi cereyan eden sürecin perdesi aralandığında arkada, ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İsrail, Türkiye, Katar, Arabistan vb. ile Rusya, Çin, İran gibi ülkelerin çıkar ve egemenlik savaşı verdiklerini görülmektedir. Bu dolayım iledir ki, yaşanan iç savaş, bölge ya da Dünya savaşına evrimle potansiyelini içkin kılmaktadır. Bu olasılığı şimdilik frenleyen ve Dünya savaşını kısmen uzak ihtimal haline getiren bir kaç olgudan biri de oluşan egemenlik bağlaşıklarından, ABD’nin başını çektiği blokun, kendi içinde bir dizi paradoks ve çelişkinin yarattığı açmazın içinde kısmen de olsa kilitli kalmasıdır.
Batı Bloğu ve El Kaide Gerçeği!