Aydın Engin T24
..."Ardından köprülerin altından epey su aktı. Kılıçdaroğlu'nun Aleviliğini, Dersimliliğini pek önemseyenler, "sosyal demokrat hareketi" (CS) alışılmış ve kanımca çoktan aşılmış yöntemlerle yürütmek isteyenler EDP'den koptular. Bu kopuşun parti içinde de çalkantılar yarattığını sanıyorum. Ama yine de EDP'nin omurgasını oluşturan ve kendilerini "Özgürlükçü sol" olarak tanımlayanlarla Aleviliğini ya da CHP-SHP'li kökenlerini öne çıkarmak yerine "solculuğu, demokratlığı, özgürlükçülüğü ve zorlu bir süreçte mağdurların yanında saf tutmayı" yeğleyip EDP'de kalanlar o fırtınalı günleri atlatmayı başardılar ve partilerini bugünlere taşıdılar."...(CS)
Eşitlik ve Demokrasi Partisi (EDP) ile Yeşiller Partisi birleşiyor.
Eğer bu "birleşme" daha önce benzerlerini çok görüp yaşadığımız, kapalı kapılar ardında "Yönetimde beş senden, sekiz benden, iki de ordan burdan" pazarlıklarıile kotarılan, bir de her iki taraftan olmayan namlı bir başkan adayında uzlaşıp kurulacak bir parti olaydı ne bu yazı yazılırdı ne de bu satırlarının yazarının umurunda olurdu. Kanımca soldaki irili ufaklı (aslında "ufaklı") partilere birinin daha eklenmesinden ibaret olurdu ve bana kalırsa doğmadan ölmüş olurdu.