Yaşamımızı ve seçimlerimizi dogmalar belirlediğinde yaftalarla geziniyoruz.
İronik olarak tıpkı Zaman Gazetesi’nin reklamındaki gibi…
Muhatabımızı ama en çok muarızımızı o yaftalara sığdırmaya çalışıyoruz.
Sığmadığında ise kenarından, ucundan keserek yani karşımızdaki görüşü budayarak, o yaftanın içine yerleştiriyoruz.
Ruşen Çakır’ı 20 yıldan uzun bir süredir tanıyorum.
Ayet ve Slogan kitabı ben ve benim gibiler için hiç bilmediğim(iz) bir mecrayla, İslami gruplar, eğilimler ve tarikatlarla ilk tanışmamı(zı) sağlamıştı. Adeta ‘okuma kılavuzu” işlevi görmüş, anlama ve empati kurma konusunda ufkumuzu genişletmişti.
